The Crash of the Titan romanı ile Titanik felaketi arasındaki olağandışı benzerlikler

Günümüzde bir efsane haline gelen ve Tanrı’nın bile batıramadığı meşhur gemi olduğu söylenen gemi… Titanik… Titanik toplumumuzun çok büyük bir kesimi tarafından bilinen bir konudur.

Bu geminin bu kadar geniş bir çevreye yayılmasındaki en büyük etken ana teması Titanik olan filmlerdir. Yapılan filmler sayesinde toplumda daha çok tanınan ve tanınan bu dev yolcu gemisi, bilindiği üzere bir buzdağına çarparak Batmaz adlı gemiyi batırdı. Ancak geminin batmasıyla birlikte pek çok senaryo ve olasılık ortaya atılmış ve bu varsayım ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Ama onun dışında Titanic ile ilgili kehanetler var. Bu kehanetlerin en önemlisi Titan kazasının anlatımıdır.

Titanik Olayı, gerçek Titanik kazasından tam 14 yıl önce, ünlü olmayan bir yazar tarafından yazılmıştır. Roman 1898 yılında başucu kitabı olarak yayınlanırken, gemi 1912 yılında Atlantik’in soğuk sularında battı. asıl olan İlk olarak, Titan Crash hikayesinin yazarını tanıtmak için, adı Robertson.

Robertson, okuduğu bir hikayeden esinlenerek yazar olan eski bir denizcidir. İlk hikayesini sadece 25 dolara satabilirken, yazdığı 4 kısa hikayeden daha sonra 1.000 dolar kazandı. Sonra uzun soluklu bir kitap yazmaya karar verdi ve Titan Crash adlı ünlü kitabı yazdı. Kitap yazıldığı dönemde pek satmadı ve yazar için bu kitap tam bir fiyaskoydu. Başarısız bir yazar olarak 1915’te kalp krizi geçirerek edebiyat dünyasına son verdi.

Crash of Titan romanının hikayesi
Kitapta dev bir yolcu gemisi var, Cyclops. Bu geminin özelliği, asla batmaması. Kitabın ana teması aşk. Hikayenin kahramanları, Batmaz denilen bu devasa gemiye binerler ve hikaye böylece başlar. Gemi Amerika’ya gitmek üzere İngiltere’den kalkıyor. Dünyanın en dayanıklı ve lüks gemisinde geçen bir ilişkinin öyküsünde, beklenmedik bir olay meydana gelir ve gemi bir buzdağına çarparak batar. Böylece sözde batmaz denilen gemi batar ve okyanusun derinliklerine doğru açılır. Çok az satan bu Robertson kitabında anlatılanlar bu ana tema altında geçiyor. Sırf bu ana temadan bile bu kurmaca olayın gerçek olayla olan yakınlığı net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ancak hikaye derinleştikçe ve daha ayrıntılı hale geldikçe durum daha karmaşık hale gelir ve sonuçlar insanları şaşkına çevirir.

Kitapta bu detaylar incelenirse inanılmaz benzerlikler şu şekilde:

*Romandaki dev dev, Kuzey Atlantik’te Newfoundland yakınlarında bir buzdağıyla çarpıştı ve battı. Hatta Titanic de aynı koordinatlarda buzdağına çarparak battı. Aynı zamanda gemilerin batmasına çok benziyor.

*Romandaki Dev Tepegöz’ün 24 filikası vardı. Titanik’te 22 cankurtaran botu alıyordu. Her iki kazada da yüksek can kaybı cankurtaran botlarının bulunmamasına bağlandı.

* Romandaki Titan’da 3.000 kişi varken, Titanik’te 3.000 kişi var. Yani her iki geminin yolcu kapasiteleri aynı. Roman kazasında 1.500 kişi hayatını kaybederken, gerçek Titanic kazasında 1.513 yolcu hayatını kaybetti.
* Her iki durumda da geminin asla batmayacağı söylendi.

* Romandaki dev geminin boyu 248 metre, gerçek Titanic’in boyu ise 252 metredir.

* Romandaki geminin ağırlığı 70.000 ton idi. Titanik 66.000 ton ağırlığındaydı.

* Romandaki gemi İngiltere’nin Southampton limanından New York’a doğru yola çıkarken, Titanic de aynı limandan hareket ederek New York’a doğru yola çıkar.

* Roman ve Titanik’teki geminin de 3 pervanesi vardı ve bu pervaneler aynı sayıda 3.000 yolcu taşıma kapasitesine sahipti.

* Romanda Titanik’e dönemin ünlü ve zenginleri binerken, Titanik’e çok zenginler binmiştir.

* Romanda gemi batınca orkestra ilahi çalıyor, Titanik’te gemi batarken ilahi çalıyor.

Robertson’ın tüm bu bilgileri içeren ve çok az satan romanı Titanic Crash, gerçek Titanic kazasından tam 14 yıl önce ve kazadan yıllar sonra geçiyor, bu kitapta yazılanları yerine getiriyor. Başarısız bir yazarın ağzından çıkan bu romanda, dünyanın en ünlü kazalarından biri olan Titanik kazasının resmi adeta çizilmiştir. Romanda geminin buzdağına nasıl ve nerede çarptığı da anlatılıyor ve gerçek Titanik bu sahnenin yakınında batıyor.

Robertson rüyasında asla batmayacak bir yolcu gemisi tasarladı, yola koydu, buzdağına çarptı ve battı. Geriye gerçek olayla inanılmaz bir benzerlik kalıyor.

katip:Erdoğan Gül

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın