Macaristan’ın görkemli başkenti “Budapeşte”

Buda ve Bişt!

Tuna Nehri’nin ikiye ayırdığı tarihi bir şehir olan bu şehirde su kenarına kurulmuş yaşam alanları, göz alıcı mimariye sahip köprüler, antik yapılar ve çok daha fazlası bulunuyor.

Budapeşte, 17 Kasım 1873’te Bodine ve Pest’in iki tarafının birleşmesiyle kuruldu. Macaristan’ın başkentidir. Aynı zamanda ülkesi adına siyasi, kültürel, ticari, endüstriyel ve ihracat merkezidir. Berlin’den sonra Orta Avrupa’nın da en büyük şehirlerinden biridir. Gezginler için Buda’nın daha tarihi, daha sert ve daha nostaljik bir yanı. Kale surları, harika manzaralar ve Gül Baba’nın türbesi gibi turistik cazibe merkezleri genellikle bu taraftadır. Aynı zamanda Buda Kalesi’nin eteklerinde yer alan tarihi mahalleleri de gezmek mümkündür.

Tarih boyunca savaşlarda ve anlaşmalarda adı hep anılan Boden, köprüleri, görkemli Parlamento Binası, Boden Kalesi ve Gallert Tepesi ile Orta Avrupa’nın en turistik ve tarihi başkentlerinden birini temsil ediyor. Kentin ilk akla gelen simgesi Elizabeth Köprüsü’dür. 1897 yılında yapımına başlanan bu köprünün tamamlanması 6 yıl sürmüştür ve bu uzun asma köprü dünyada sayılı köprülerden biridir. Gündüzleri köprüden tüm şehir görülebiliyorken, köprünün güzelliğini ortaya çıkarmak için geceleri bir tepeden bakılması gerekiyor. Buda tarafında kaleye kadar çıkmak için raylı sistem var. Yaklaşık 5 euro gibi bir ücret karşılığında kalenin tepesine çıkmak mümkün.Aynı tarafta Gül Baba’nın türbesi, yanında da Türk bayrağı bulunuyor. Macar vatandaşları, özellikle Türk ziyaretçiler için bu mezarlığın çok önemli olduğunu düşünerek, türbe ve çevresine büyük önem vermektedir.

Ekonomik olarak geçmişte Buda tarafı bir ticaret ve kalkınma merkeziyken, bu avantaj zamanla Peşte tarafına kaymıştır. Yıllar içinde savaşlarla yıkılan birçok köprü, bina ve ticari tesis bu duruma sebep olarak gösterilebilir. Kentin yeniden yapılanması sırasında daha sert bir coğrafi yapıya sahip olan Buda yerine Peşte tarafı daha çok ticari yapılar için tercih edilen lokasyon olmuştur. Macaristan Parlamento Binası, diğer birçok resmi bina gibi Peşte tarafında yer almaktadır. Osmanlı dönemine denk gelen zaman dilimi göz önüne alındığında şehrin ilk olarak 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildiği anlaşılmaktadır. Bir buçuk asırlık Osmanlı egemenliğinden sonra şehir 1686 yılında terk edilmiştir. Karadeniz’den Tuna’ya ticaret yolu kurulduğu için Anadolu’dan Budapeşte’ye gitmek çok kolaydı.

1662 yılında Budapeşte’yi ziyaret eden Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Boudin ve Best’i detaylıca anlatmıştır. Evliya Çelebi, Buda’da 25 cami, 47 cami, 12 medrese, 16 medrese, 2 hamam, 8 kaplıca, 9 han, 1 saat kulesi ve 1 bedesten olduğunu yazmıştır. Ancak bu yapıların birçoğu günümüzde ayakta değildir. Sokolu Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Mustafa Paşa camii ve türbesinin Mimar Sinan’a ait olduğu bilinmektedir. Macar dili incelendiğinde Türkçeden birçok kelimenin bu dile geçtiği görülmektedir. bu kelimelerden bazıları; Anya (anne – anne), atia (baba – baba), szakáll (sakal), papucs (terlik), alma (elma), bajusz (bıyık), zseb (cep), kicsi (küçük), tepsi (tepsi), sıralama (Anlaşma. Antlaşma)…

Tarih boyunca Türklerle münasebetleri olan Macaristan’ın kendi dilinde ve hatta İngilizce (Macaristan) ismindeki “Hun” ismi, şehrin ve ülkenin Orta Asya Türklerinin göçü sonrasında kurulduğunu hatırlatır. Ayrıca büyük komutan Attila, Macarlar için de tarihi bir kahramandır.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Budape%C5%9Fte

katip:Baran Akkök

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın