Erikson’un teorisi 8 aşamadan oluşur ve bir insanın tüm yaşamını kapsar. Erickson’un çalıştığı dönem ergenliktir. Çünkü kişiliğin bu dönemde oluştuğunu savunur.
1-) Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-1 yaş): Bu aşamada bağlanmanın temeli burada atıldığı için bağlanma ve duygusal yakınlık önemlidir. Bağlanma öncelikle fizyolojiktir. Anne hiçbir karşılık beklemeden çocuğu besler ve çocukta bağlanma gerçekleşir. Aynı zamanda güvenin temelleri de bu dönemde atılmıştır. Güvenin en önemli unsurları; Tutarlılık ve öngörülebilirlik. Annenin davranışları tahmin edilebilirse, çocuk dünyaya güvenle bakar. Ancak anne tutarsızsa ve davranışları öngörülemezse çocuk huzursuz olur, her şeyden korkar ve incinmekten endişe duyar. Çocuk annesine bakarak başkalarıyla nasıl iletişim kuracağını öğrenir ve hatta babasıyla olan ilişkisini de annesine bakarak öğrenir.
2-) Özerklikten Şüphe ve Utanç (1-3 yaş): Çocuk kendi iç işlerinde bağımsız olmak isterken, dışarıdan birinin denetlemesini, onaylamasını, izlemesini ve geri bildirimde bulunmasını ister. Kendi işini yapmak istiyor. Bu duyguya “özerklik” denir. Çocuk kendisinin bir birey olduğunu hisseder. kimliğinin sınırlarını belirler. Ebeveynler çocuklarına güvenli bir ortamda bağımsızlıklarını kullanma fırsatı vermelidir. Çocuk kendini eşsiz hissetmeli. Eğer bunu yaşamaz ise bu dönemde ilk defa çocuğa bir utanç tohumu atılmış olur. Çocuk iradesinden şüphe ediyor ve bunu yapıp yapamayacağımı merak ediyor. Kendi fikirlerine güvenmeden sürekli olarak başkasının onayını arar.
3- Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-6 yaş): Bu dönemde çocuk merakla sorular sorar. Çocuğun sorduğu bu sorular basit ve basit bir şekilde cevaplanmalıdır. Bir çocuğun soru sorması yasaksa, gelecekte hiçbir şeyi merak etmez. Çocuğun gelecekteki akademik başarısı buna bağlıdır. Ayrıca bu dönemde sorumluluk, merhamet ve acıma
Bu, duygunun oluştuğu zamandır. Empatinin ilk tohumları atıldı. Bu dönemde bebeğe hayvan yedirmek faydalıdır.
4-) Başarıdan aşağılık duygusu (7-11 yaş): Çocuğun başarıyı tattığı dönemdir. Bu başarı sadece okulun başarısı ile ilgili değildir. Herhangi bir alanda olabilir (örneğin sanat, spor…) Çocuğa verilen görev, çocuğun yeteneklerine uygun olmalı ve gerekirse bölümlere ayrılmalıdır. Ebeveynler çocuğa olumlu geribildirim vermelidir. Çocuğun varlığını hissedebileceği bir alan yaratılmalıdır. Çocuk başkalarıyla karşılaştırılmamalıdır. Akademik özgüven bu dönemde gelişir. Planlama ve ekip ruhu bu dönemde gelişir.
5-) Kimlik ve Rol Karmaşası (11-17 Yaş): Bireyde hızlı fiziksel değişimler meydana gelir ve birey bu değişimlere ayak uydurabilmelidir. Kimlik karmaşasından kurtulmak ve sağlıklı bir kimlik kazanmak gerekiyor. Bu dönemde ben kimim? Sorusunu sorar ve o soruyu cevaplarsa bir sonraki bölüm sağlıklı bir şekilde geçer. Bu dönemde genç, karşı cinsten fiziksel ve zihinsel onay ister. Fiziksel olarak çekici olmak ve fikirleriyle zihinsel olarak ilgilenmek isterler. Bu dönemde genç adam üzerinde güç hissettiği her şeye başkaldırır. her konuda
Tartışma, kimliği için sınırlar yaratmasından kaynaklanmaktadır.
6-) Yakınlıktan soyutlanma (genç – 17-30 yaş): Bu dönemde menfaate dayalı olmayan yakın bir ilişki olmalıdır. İnsan anlaşıldığını hissettiğinde kendini yakın hisseder. Önceki dönemde bir kimlik oluşturan genç, bu dönemde bu kimliğini başkalarıyla paylaşır.
Katılmalısınız. Bu dönemde arkadaşlık çok önemlidir. Bu dönemde dostluklarda çıkarlar aranmaya başlanır, sorunlar ve sırlar paylaşılır. Romantik ilişkilerde kişiyi en iyi tanıyan kişi eştir. Kişisel zaafları ve sırları bilir ve koşulsuz kabul eder.
Evet öyle.
7-) Üretkenliğe Karşı Durgunluk (yetişkinlik ortası 30-60 yaş):Hayatın derinden sorgulandığı, çözülmezse durgunluğun yaşandığı dönemdir. Ama kişi bana deneyimlerimi çocuklarıma torunlarıma aktarsın mesleğimde bir şeyler yapayım.
Eğer sanatsa, bırakın harekete geçeyim, o zaman üretkenlik sınanır diye inanıyorsa. Türk toplumunda bu dönemi güvence altına almak, “torunlara sahip çıkmaktır”. Başka bir deyişle, üretkenlik, birey bunu gelecek nesillere faydalı olarak gördüğünde gerçekleşir.
😎 Kendi bütünlüğünde umutsuzluk (60+ yaş): Bu döneme kadar yaşanan hayat değerlendirilir. 60 yaşında insan hala yapmak istediği çok şey vardır ama fiziksel olarak bunalımda olduğu için bunu yapamaz ve hiç enerjisi yoktur. Bir insan ben böyle yaşadım derse, yaşadıklarını kabullenirse kendiyle bütünleşmeye ulaşır. Ama kabul etmezse çaresizlik ve ölüm korkusu yaşar. Kişi değersizdir.
katip:Yalnızca altn
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]