İçindekiler
Altılı Tablo’nun son toplantısında, ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için istişarelere başlanması kararlaştırıldı. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültken Uysal, görüşmede adayla ilgili herhangi bir karara varılmadığı, 26 Ocak toplantısı öncesi sürecin görüşmelerle olgunlaşacağı mesajını verdi. Uysal, tüm liderlerin ortak aday fikrini benimsediğini, adayın bir siyasi partinin genel başkanı olması gerektiği görüşünü savunduğunu ve seçim takviminin ilan için tarih gösterdiğini söyledi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Cumhurbaşkanı adayı için 2-3 ön görüşme yapılacak” dedi. Altı masanın onuncu toplantısında, ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirleme konusunda istişarelere başlanması kararlaştırıldı. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 26 Ocak’ta yapılacak toplantı öncesinde adaylık sürecine ilişkin herhangi bir karar alınmadığı, üçlü ikili görüşmelerle sürecin olgunlaştırılacağı mesajını verdi.
Tüm liderlerin ortak aday fikrini benimsediğini söyleyen Demokrat Parti Genel Başkanı Gültken Uysal, adayın bir siyasi partinin genel başkanı olması gerektiği görüşünü savundu ve açıklama tarihi olarak seçim takvimini gösterdi. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültken Uysal, Ankara’da gazete ve televizyon temsilcileriyle bir araya gelerek soruları yanıtladı.
Altı tablonun son toplantısında Adalet ve Kalkınma Partisi ile MHP’nin başörtüsüne ilişkin Meclis’e sunduğu anayasa değişikliği önerisi konuşuldu, “Hükümet samimiyse muhalefetin bu konudaki önerilerini değerlendirsin. metinlerin yayınlanmasını oybirliğiyle desteklemek saklıdır.” Narges Demirkaya’nın duvardan aktardığına göre Uysal, bu çağrının muhalefetin de tesettürle ilgili anayasa değişikliği hazırlığı yaptığı anlamına geldiğini söyledi. Uysal, “Başörtüsü konusunda yeni teklif sunulmasını değerlendirdik, önümüzdeki hafta netleşecek” dedi.
Uysal’ın gündeme ilişkin sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:
“Seçim ittifakı için çalışma yapılacak”
Akchner: Hadi, benim bağışıklığım yok. “aptal” dedim. seni bekliyoruz kardeşim
Hem cumhurbaşkanı adayımızın belirlenmesinde hem de koalisyon modeline nasıl ulaşılacağı konusunda siyasi partilere öncelik veren bir süreç olacak. Siyasi partilerin nasıl model sunabileceği 26’sındaki toplantıda gündeme gelecek. Bir siyasi parti, seçime başka bir siyasi partinin bayrağı altında girebileceği gibi, kendi bayrağıyla da girebilir. Ancak bunun ötesinde, farklı siyasi partilerin bu alanlarda ilçe ilçe farklı ortak listeler belirleme fırsatları var.
“Cumhurbaşkanı adayları için prosedür nasıl belirlenecek?”
Her siyasi parti, siyasetin gerçek koşullarını ve güç dengelerini dikkate alarak çeşitli kaynaklardan değerlendirmeler yapacaktır mutlaka. Ancak toplantıda usuli bir değerlendirmemiz olmadı. Siyasi partilerin bu değerlendirmeleri karşılıklı yapacaklarını düşünüyorum. 26’sındaki toplantıda, Pazartesi ve Üç’ten çeşitli ziyaretlerle birlikte kademeli olarak olgunlaşarak net bir karara varılacak. Kamuoyu yoklamaları kullanılacaktır. Seçim takvimi başlayana kadar adayın açıklanacağını sanmıyorum.
Başkan siyasi sorumluluğu olan kişi olmalıdır.
Kademeli bir olgunlaşma süreci vardır. Parti olarak kendi açımızdan değerlendirdiğimizde, siyasi sorumluluğu ve eylem iddiası olan biri olması gerekir. Bu kişiler aynı zamanda parti liderleridir. Biz sadece insanlara odaklanmıyoruz. Muhalefetin çok etkin bir insan kaynağı var. Çalışanları adayla izleyicilerle paylaşmanızı öneririz. Ortak aday, cemaatin tercihini azami sandık sayısı üzerinden yansıtır. CEO’lar bu fikri benimsedi. Bugün hepimiz ortak aday olmayı tercih ederiz. Büyük bir sorumluluk var. Milletimizin beklentisidir. Bu beklenti bizim rehberimizdir. Süreç bu beklentiyi karşılayacak şekilde yönetilir. Adayın ortak noktası eminim.
“Eş yönetim nasıl olacak?”
Geçiş sürecinin yol haritası 26’sındaki toplantıda kesinleşecek. Ortak bir anlayış, karşılıklı bir mutabakat süreci, ortak bir irade var. Siyasi partilerin ortak sorumluluğu ile Cumhurbaşkanı ile birlikte hayata geçireceğiz. Nihayetinde seçilecek cumhurbaşkanı makamına verilen yetkilere sahiptir ve cumhurbaşkanı seçildikten sonra bu yetkileri kullanacaktır.
Altıncı Çizelge, başkanla ilgili anayasal değişiklikler önerecek.
Erdoğan’ın uzun süredir halkına “bana bir referandum dosyası bulun” dediği söyleniyor. Son olarak böyle bir nokta var. Bu seçim sürecinden geçmek istiyor. Örtünme konusuna kimsenin bir itirazı yok, ortak bir kabul var. Hükümetin bir önerisi var ve bunu siyasi parti gruplarına ilettiler. CHP’nin zaten bir kanun teklifi var. Meclis’te temsil edilen partiler olarak anayasa değişikliğine de hazırlanacağız. Yeni bir peçe teklifinin sunulmasını değerlendirdik ve önümüzdeki hafta netleşecek. (Anayasa teklifi için 200 imza gerekiyor) Bahsettiğiniz gerçeğin farkındayız. En azından kamuoyu ile görüş paylaşıp TBMM’de imzaya açma düşüncemiz var. Başörtüsü konusunun referanduma gidilerek tartışılmaması için değerlendirmemizi yapıyoruz.
“İmamoğlu’nu görevden almak için fırsat kolluyorlar”
Hem cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği seçimlerinde maksimum başarı elde etme hedefi var. Kişisel ve profesyonel beklentileri bir kenara bırakarak, bu büyük sorumluluğu merkeze alarak değerlendirmeler yapıyoruz. Ölçek 80 bloktan oluşuyor, iki değil, birçok şeyi düşünmemiz gerekiyor. Bir siyasi figürün Altı Levha’dan aday olmasını doğru buluyorum. İmamoğlu, Yavaş ve diğer parti başkanları gibi farklı aday noktalarında alternatifler bulunuyor. Bu bağlamda, kesin bir yargı ile bir şey söylemeyeceğim.
Bir fikrimiz var ama onu ifade etmek istemiyorum. Seçim öncesi İBB’yi devralma kastı ile hareket ettiklerini görüyoruz. Halk nezdinde izdüşüm, halkla ilişkiler önemlidir ama sadece ismin popüler olması değil, başka niteliklerin de gerekli olduğu gerçeği de açıktır. (Kayyum atanacak mı?) Evet o kanaatteyim, iktidarın toplumsal tepkiyi kademeli olarak ölçmek gibi bir hedefi var. Çalışmayı bırakmak için fırsat kolluyorlar, yavaş yavaş sosyal psikolojiyi dokuma niyetlerini görebiliyoruz.
“Kiliadaru’nun adaylığı uygulandı mı?”
Görüşmede Kılıçdaroğlu dahil isimlerle ilgili herhangi bir değerlendirmemiz olmadı. Ama tabii ortak aday yoksa her parti lideri doğal adaydır. Türkiye’de keyfi dediğimiz başkanlık sistemi ile ilgili kamuoyu yoklamalarına baktığımızda desteğin %35’e kadar çıktığını görüyoruz. Bu toplumsal muhalefeti sandığa götürmek ve ortak iradeye dönüştürmek gerekiyor.
Bunu sağlıklı bir şekilde yaptığınızda her adayın kazandığını düşünüyorum. Muhalefeti geçmişle karşılaştırdığınızda, birçok aday olasılığı var. Masadaki tüm siyasi partiler her parti tarafından değerlendirilecektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını dayattığını düşünmüyorum. Her partinin farklı fikirleri var ama önümüzdeki süreçte yavaş yavaş olgunlaşacaklarını düşünüyorum.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]