Kıskanç olma. Sevilen birini başkalarıyla paylaşamamaktır. Kıskançlık, insan doğasında sıklıkla karşılaştığımız, çoğunlukla “kardeş kıskançlığı” olarak düşünülen bir duygudur. Günümüzde oldukça yaygın olan ve anne babaların baş edemediği kardeş kıskançlığı normal bir durumdur. Kardeş kıskançlığı, çocuğun kişilik özelliklerinden, yaşından ve mizacından etkilenir. Bu kıskançlık normal bir durum olsa da yanlış ebeveynlik davranışları ile büyük bir sorun haline gelebilir.
Ya biz yetişkinler kardeş kıskançlığını anlamak için biraz empati göstersek? Bir gün sevgili kocanız bir yabancıyla eve gelir ve bu yabancı sizinle yaşayacak ama ikinizi de sevecek derse… Gelecekte eve getirdiğim yabancıyla daha fazla zaman geçirirse yardımıma ihtiyacı var yani onunla ilgileneceğimi söylüyor. Durumu anlamanı istiyorsa eminim ki biz de eşimizi kimseyle paylaşmak istemiyoruz. Kardeş rekabeti de öyle. Çocuk bir anda abisi olduğu söylenen biriyle karşılaşır ve anne babası ve eve gelen herkes kardeşiyle ilgilenmeye başlar. Çocuğun evdeki önceki ahdi artık mevcut değildir. Tüm dikkat ve öncelik yeni kardeşe verilir. Çocuk kendini terk edilmiş ve güvensiz hisseder. Bu yeni kardeşin gelişiyle birlikte çocukta tüm dengeler alt üst olacak ve bu durum çocuğu hiç mutlu etmeyecektir. Çocuğun kız kardeşine olan kıskançlığı aslında anne babasına olan kızgınlığını ve kırgınlığını yansıtır.
Kardeşler arasında kıskançlık olduğunu nasıl ve hangi durumlardan anlarız? Bazı çocuklar bunu kendiliğinden “Keşke kardeşim hiç doğmasaydı, onu sevmiyorum…” gibi sözlerle ifade ederler. Ayrıca tersyüz olan, kimseyle konuşmayan, kendisine veya kardeşlerine fiziksel olarak zarar veren, vuran veya çimdikleyen çocuklar da vardır. Kıskançlığın en yaygın belirtisi eğilmektir. Yani çocuk emzik emmeye, altını ıslatmaya ve çocuk gibi konuşmaya başlar.
Bu nedenle, annenin hamileliği sırasında kız bebek, yeni bir kardeş sahibi olmaya hazırlanmak zorundadır. Ve en önemlisi çocuk kardeşini kıskanıyor diye asla kızmamalı, “Ayıptır, kardeşini kıskanmamalısın…” gibi sözler söylenmemelidir. Kıskançlığın artması ya da azalması anne babanın tutumuna bağlıdır. Kardeşin beni yoruyor, beni dinlemiyor, yaramazlık yapıyor diye bir çocuğa böyle sözler söylenmemeli, ben seni daha çok seviyorum. Çünkü bu sözler çocuğa inandırıcı gelmemekte, aksine çocuğun kendine olan güvenini sarsmaktadır. Ebeveynlerin çocuk için iş ve boş zamanı bölmeleri, onu dinlemeleri ve ihtiyaçlarına cevap vermeleri gerekir. Kıskançlıktan kaçınmak için aşırı tahammül çocuğa zarar verir. Yeni kardeş ile ilgili küçük işlerde çocuktan yardım alınabilir.
Çocuklar arasında asla karşılaştırma yapılmamalıdır. İki kardeş tartışıyorsa, kimin haklı ya da haksız olduğuna değil, ebeveynler çözüm bulmak için müdahale etmelidir.
yazar:Yalnızca altn
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]