Reklamların çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir? ” efendim

Reklam, sıklıkla karşılaştığımız yaygın olarak kullanılan iletişim süreçlerinden biridir. Çocuklar terbiyesizken bazen renkli reklamlar imdadımıza yetişerek onları oturtuyor. Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen reklam, geniş kapsamı ile geniş bir kitleye ulaşabilmektedir. Reklam, “Bırakın çocuk biraz izlesin, uzun uzun” diyoruz. Dediğimiz şeyler aslında çocukları psikolojik ve davranışsal olarak büyük ölçüde etkiliyor. Reklamverenler ve yayıncılar kendi hedeflerine odaklanabilir ve bunun çocuklar üzerindeki etkisini göz ardı edebilir. Çocukluk ise çocukların dış uyaranlara açık oldukları ve öğrenmeye, taklit etmeye ve yeni zihinleriyle her şeyi taklit etmeye açık oldukları bir dönemdir. Bu dönemde çocuklar gözlem ve modelleme yoluyla öğrenirler. Çocukların en çok özendikleri kişiler anne babalarıdır. Ayrıca televizyonda görülen karakterler, çizgi film karakterleri, reklamlarda görülen davranışlar çocukların en çok satın aldığı şeylerdir. Çocuklar her gün, her saat, her dakika bu kişilik ve davranışlara maruz kalmaktadır. Her yaşa hitap eden reklamlar hem çocuklar hem de yetişkinler için ekrana kilitleniyor.

Bir çocuğun izlediği reklam sayısı 20.000 olarak bulundu. 8 yaş altı çocukların gerçekçi değerlendirme ve eleştirel değerlendirme bakış açısı yok. Bu nedenle reklamlar çocukları daha çok etkiler. Reklamda gösterilen ve sunulan bilgilere daha hızlı inanma eğilimi vardır. Bu durumda çocuğun reklamda gördüklerini uygulaması, reklamda gördüklerini istemesi, aile ile çatışması ve istediğini elde etmeye çalışması kaçınılmazdır. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları ortaya çıkar ve çocuk gördüğünü istemek gibi alışkanlıklar geliştirir. Özel bir zaman, “Ağlama, anlayayım!” Çocuğun dediğini söyler ve yaparsak bu olayın devam etmesi kaçınılmazdır. Bu yaştaki çocuklar modelleyerek öğrenirler, bu nedenle gördükleri reklamın içeriğini unutmazlar ve o ürünü seçme olasılıkları daha yüksektir. Ayrıca reklamda çizgi film karakterleri varsa “Anne bu kahraman da bundan yiyip içiyor… Ben de onu istiyorum.” Bu tür cümleleri duymak kaçınılmazdır. Çocuk o yaşlarda gerçeği tam olarak ayırt edemediği için izlediği reklamdaki özendirici bilgiler çocuğun zihninde oluşur ve zararlı bir ürün de olsa özendirici ve nazik hali ile çocuğun zihninde imgeler oluşturur. Ayrıca teknoloji sayesinde insanların her şeye sahip olması gerektiğini anlayan çocuklar, istedikleri ürünlere daha çok sahip oluyor. Günümüzde çocuğu evdeki karar alma mekanizması olarak ele alırsak, çocuğun aile ile çatışarak reklamda gördüğü ürünü almakta ısrar etmesi kaçınılmazdır. Çocuk aileyi bu yönde yönlendirdiği için reklam yapımcıları da 4 ile 12 yaş arası genç bir kitle buluyor, genç tüketiciler çok önemli. Çocuk reklamı zihnine koyar, içeriğini hatırlar, ürünün kendisine uygun, sağlıklı, yenmesi gerektiğine karar verir ve bu doğrultuda çalışır. Bu da dengesiz beslenme, sağlıksız beslenme gibi büyük sorunları beraberinde getiriyor. “Çocuğum ben çalışırken beni izlesin, yavaşlasın, işime karışmasın, ben ona bu ürünlerin zararlı olduğunu sonra söyleyeceğim dersem çocuğun algısını bu yönde değiştirmek çok zor olur. Özellikle günümüzde çocuklara uygun renk, görsel ve çizgi film karakterlerine sahip reklamlar çocuğun ilgisini çekebilecek tarzda gösterildiğinde çocuğun bu düşüncelerden vazgeçmesi zor olacaktır.

Reklamlardaki sloganlar ve mutlu yaşamlar, başta çocuklar olmak üzere her yaştan insanı tüketime yöneltmektedir. Bu ürün tüketilirse insan ne kadar çok şeye sahip olursa hayatta o kadar mutlu olur. Dikkat ederseniz birçok reklamda hatta hedef kitlesi çocuklar olmayan ürünlerde bile çocuklara yer veriliyor ve hedef kitle olarak çocuklar alınıyor. örnek; Araba reklamları, emeklilik, sigorta reklamları… gibi. Bu reklamların hedef kitlesi çocuklar değil, çocuklar aracılığıyla en değerli varlıklarımız vurgulanarak ve değerlerimiz vurgulanarak ürünler satılmaktadır.

Peki bu durumda ne yapmalıyız? Çocuğu bırak reklam izleyene kadar diyen aileler; Öncelikle reklamın olumsuz yönlerinin elbette farkında olacağız ve kendimiz izlememekle başlayacağız. Çünkü çocuklar model alarak öğrenirler. Ardından evde çocuk için daha faydalı aktiviteler ve aktiviteler oluşturmalı ve çocuğu mümkün olduğunca televizyondan uzak tutmalıyız. Renkli hikayeler, masal kitapları, boyama sayfaları, oyunlar ve aile sohbetleri ile çocuğun zamanını daha verimli geçirmesini ve daha faydalı şeyler öğrenmesini sağlamalıyız. Çok gerekliyse çocuk reklam izlerken yanında olacak ve “Bu ürünü kullanan çocukların gerçekten mutlu olacağını düşünüyor musunuz?” Aşağıdaki gibi sorular sorarak çocuğu düşünmeye teşvik etmeliyiz: Ayrıca çocuğa yönelik reklamlar hakkında açıklama da yapmalıyız.

Dışarıdan bakıldığında küçük bir sorun gibi görünse de çocuğun gelişimini her yönden olumsuz etkileyen ve önlem alınması gereken bir sorundur. Özellikle ihmal edilen, televizyona, bilgisayara, tablete, akıllı telefonlara itilen çocukların olduğu günümüzde bu konuda daha dikkatli olmamız gerekiyor. Anne baba olarak daha bilinçli olursak daha faydalı, daha bilinçli, daha dirayetli nesiller yetiştirebiliriz.

yazar:Yalnızca altn

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın