Günlük hayatımızın çoğunu iletişim kurarak geçiriyoruz. İşte, minibüste, evde, günün hemen her dakikasında birbirimize bağlıyız. Öyle ki yanında kimse yokken bile kendi kendine konuşur ve kendi iç diyaloglarıyla hayatına yön verir. İletişimin dinleyicisi olma gerekliliğini bir kenara bırakırsak, o zaman kişinin kendisiyle olan içsel diyaloğu da bir tür etkileşimdir.
Çevremizle sağlıklı iletişim kurmak için karşılıklı anlayış ve empati elbette önemlidir. Konuşurken kendimizi karşısındakinin yerine koyma davranışı olan empati becerisini geliştirmiş kişilere dikkat ederseniz, onların toplumda her zaman belli bir yerde olduklarını görürsünüz. Tersinden bakarsanız; İletişim yönü gelişmemiş, sohbet sırasında kendini muhatabın yerine koymayan kişilerin karakterlerden dışlandığını fark edebilirsiniz. Mükemmel iletişim için gerekli olan empati, geri bildirim vb. Öğeler her şeye “evet” demek mi yoksa her şeyi kabul etmek mi demek? Farklı bir bakış açısıyla iletişim kurarken “hayır” diyemeyen veya diyemeyen ne gibi sonuçlar doğurur?
Genel olarak çalışanlarımız karşımızdakine zarar vermemek, toplum nezdindeki itibarını zedelemek veya muhatabı kaybetmemek gibi durumları göz önünde bulundurarak iletişim sırasında “hayır” diyemezler. Söyleyemeyen insan her zaman sorumluluk almaz. Karşıdaki kişiyi tanıyan kötü niyetli kişiler, bu açıktan yararlanmak için bu özelliği kullanamazlar.
Hayır deme, sunulan ya da söylenen her şeye “evet” deme yetisinden kurtulamayan ve zamanla üstlerine aldığı sorumluluklardan dolayı suçluluk duyan bireyler, bu özelliğin üstesinden gelemedikleri için kişiliklerinden nefret ederler. Gün boyunca kendi iç diyalogları ile kendi kendine konuşan bireyler, bu özelliklerinden dolayı kendilerini korkak olarak görmekte ve içsel bir çatışma içerisine girmektedir. Sonuç olarak hayatla barışık yaşama, kendiyle barışık olma, özgüven gibi yaşamsal unsurların gelişimini engelleyen hayır diyememe durumu, kişinin hayatını tamamıyla etkiler.
Kişinin hayır diyememesinden kaynaklanan kendinden nefret etmesi bireyde özgüven kaybına yol açarken diğer yandan kişinin kendinden nefret ettiği yanılsamasına dönüşebilmektedir. Kişiliğine “değersiz insan” diyen ve bunu tümüyle kabul eden birey, toplumsal yaşamını adeta toplumdan tamamen soyutlar, kabuğuna çekilir. Kendi kendine izolasyon fikri de zaman ilerledikçe depresyona neden oluyor.
Hayır diyememenin hayatı nasıl etkilediğini basit bir örnekle örneklendirebiliriz. Üniversiteye yeni başladım. Yeni bir çevreniz ve uyum sağlamanız gereken yeni bir hayatınız var. Genel olarak, bu yaştaki bireyler kendilerini bir gruba ait kılmak, toplumda statü kazanmak ve kabul edilmek için motive olurlar. Geleceğin şekillendiği üniversite zaman diliminde arkadaşlıklar çok önemlidir. Az önce girdiğiniz samimi bir ortamda size bir sigara ikram edildi. O ortamda kabul görmenin ilk şartının o sigaranın kabulü olduğunu düşünür ve teklife “hayır” diyemezseniz, o zaman tüm hayatınızı, sağlığınızı, fiziksel ve ruhsal durumunuzu etkileyecek olan sigara içmeye başlarsınız.
Bu sadece basit bir örnek. Bunun gibi sosyal hayatınızı ve psikolojinizi etkileyecek birçok örnek verebiliriz. Peki toplum içinde “hayır” demek için ne yapmalıyız?
Kendi kurallarınızı belirleyin
Nasıl ki iletişim sırasında fiziksel olarak bir mahrem bölge varsa yani boyu 30-40 cm’den fazla olan bir kişiye kim olursa olsun yaklaşamazsınız. Aynı şekilde iletişiminizde de mesafe olmalıdır. Bu mesafe soğukluk veya katılık olarak görülmemelidir. Diğer kişinin kurallarınızı çiğnemesine izin vermeyin.
cesur ol
Hayır demek dünyanın sonu demek değildir. İnan bana, hayır dediğinde karşındaki kişi seni kabul edecektir. Kurallarınız olduğunu gören muhatabınız nerede duracağınızı belirleyecektir. Hayır demezseniz karşınızdaki kişi de bu boşluktan faydalanacaktır. izin verme
Hayır demek son demek değildir
Yolda bir akrabaya, arkadaşa, iş arkadaşına ya da başka birine hayır demek, o kişiyle ilişkinin bittiği anlamına gelmez. Bu yüzden hayır demeyi bir avantaja dönüştürmeye çalışın ve neden hayır demeniz gerektiğine dair sebepler verin.
Stil önemlidir
Bir şeyin ne olduğundan çok nasıl söylendiği önemlidir. Durumu aktarmakta haklı olabilirsiniz. Ancak haklı olduğunuz durumu aktarırken kullanacağınız yanlış teknik etkileşimi tamamen engelleyecektir yoksa haksızlığa uğrayabilirsiniz. Bunu önlemek için hayır derken kullanacağınız üslubu dikkatlice seçin ve hayır deme nedenlerinizi açıklayın. Güzel sözler seçilerek aktarılacak olan her ne ise karşıdaki kişi tarafından kabul edilebilir.
çocuklarınıza öğretin
Hayatına yeni başlayan bir çocuğun ebeveyniyseniz, kişiliği yeni oluşmaya başlayan çocuğunuza hayır demeyi ve her şeyi kabul etmemeyi öğretmelisiniz. Her şeyi kabul etmediğini, bunun iyi bir niyet olmadığını, aksine bunun bir iletişim bozukluğu olduğunu ona eğitim gelişimine uygun bir dille ifade etmelisiniz. Çocukluğundan itibaren kendine has iletişim kuralları olan bireyler hem eğitim hem de iş hayatında akranlarına göre daha başarılı olacaktır. Hayır demeyi öğrenen insanların toplumda dinlenen insanlar olduğunu göreceksiniz.
yazar:Hasan Demirci
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]