Bu makale, kadınların neden bu kadar duygusal olduğunu merak eden tüm erkekler ve son zamanlarda aşırı duygusal davranışlarını anlamlandıramayan tüm kadınlar için.
Sol ve sağ beyin:
Erkekler ve kadınlar farklı şekilde organize edilmiştir, bu nedenle erkeklerin ve kadınların beyinleri de farklı çalışır. Kadınlar beyninin hem sağ hem de sol tarafını kullanma eğilimindeyken, erkekler sol yarıküreyi kullanma eğilimindedir. Beynimizin sol tarafı mantıksal düşünme ve problem çözme becerilerinden, beynimizin sağ tarafı ise sesli dil işlevlerinden, yaratıcılıktan, yüz tanımadan ve duygularımızı ifade etmekten sorumludur. Yani beynimizin sol tarafı IQ’dan (mantıksal zeka) sorumluyken, beynimizin sağ tarafı duygusal zekadan (EQ) sorumludur. Erkekler beyninin sol tarafını kullanma eğiliminde oldukları için akılcılık ve mantıksal düşünme gerektiren durumların çözümünde daha etkilidirler. Kadınlar beyninin her iki tarafını da eşit derecede kullanabildikleri için yaratıcı ve duygusal problem çözmede daha etkilidirler. Ayrıca beynimizin sağ tarafı duygularımızı, düşüncelerimizi ifade etmekten ve dil yeteneğimizden sorumludur. Bu nedenle kadınların dil öğrenmede ve yaratıcılıkta daha etkili olduğuna inanılmaktadır.
Kendinizi ifade etmek için:
Kadınlar daha gelişmiş bir limbik sisteme sahiptir. Limbik sistem, davranış, duygular ve hafıza gibi insan yönleriyle ilgilenir. Limbik sistem daha iyi anlamaya, duygu ve düşünceleri ifade etmeye ve başkalarıyla daha kolay bağ kurmaya olanak tanır. Ancak bununla ilgili sorun, özellikle adet döngüsü ve hamilelik sırasında hormonal değişiklikler nedeniyle depresyona yatkın olmasıdır. Yani kadınlar bu dönemlerde aşırı duygusallık ve karamsarlık yaşayabilirler.
Stresle başa çıkmak:
Kadınların stresle başa çıkma biçimleri de erkeklerinkinden farklıdır. Kişi stres altındayken oksitosin adı verilen bir hormon salgılanır. Bu hormonlar erkeklerde ve kadınlarda farklı çalışır. Erkekler stresli olduğunda, testosteron hormonları oksitosin seviyelerini düşürür, bu da erkekleri agresif ve sinirli yapar. Öte yandan kadınlarda östrojen oksitosin seviyesini yükselterek sakinliği ve annelik içgüdüsünü artırır. Erkekler duygularını ve düşüncelerini ifade etmede iyi değildir ve bunun yerine öfke veya saldırganlıkla tepki verebilirler. Sorunlarını konuşarak çözmek yerine her zaman savaşmaya hazırdırlar. Aksine, kadınlar kendilerini rahat hissetmek için sorunlarını başkalarıyla konuşarak çözme eğilimindedir.
Fiziksel farklılıklar:
Kadınlar duygularını erkeklerden farklı ve daha sık hissederler. Özellikle adet döngüleri veya hamilelikleri sırasında çok duygusallaşabilir ve ağlayabilirler. Her ay bir kadının vücudunda pek çok değişiklik olur ve bu dönemlerde normal şeyler bile önemli gibi görünür. Erkekler, nispeten daha az şiddetli değişikliklere uğrarlar ve o kadar kolay duygusal değildirler.
Sosyal algı:
Diğer bir faktör de, erkeklere erken yaşlardan itibaren sert olmaları öğretiliyor. Bu nedenle insan kötü bir olay karşısında üzülüp ağlamak istediğinde kendini tutar. Bunun nedeni, toplumun erkeklerin nasıl olması ve nasıl davranması gerektiği konusundaki algısıdır. Erkekler de duygusaldır ama bunu ifade edemezler.
Erkek ve kadın sürekli kıyaslanır ve yargılanır ama kadın ve erkek farklı yaratılmıştır ve farklı eğilimlere sahiptir. Önemli olan, kadın ve erkeğin birbirinden farklı olmasına rağmen ayrılmaz olduklarını anlamaktır, bu da cinsiyetler arasındaki sorunların veya farklılıkların ancak karşılıklı anlayışla çözülebileceğini anlamanıza yardımcı olacaktır. Kim olduğumuza ve farklılıklarımıza saygılı olmalıyız.
Bir kadının sevgisinin nedenini anlamak her iki cins için de çok önemlidir. Kendinizi tanımak, kadınların depresyon ve duygusal değişimlerin üstesinden gelmesine yardımcı olacaktır. Erkekler için bu, kadınların duygusal olmasının normal ve normal olduğunu anlamalarına yardımcı olacaktır.
yazar:Tülay Ersoy
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]