Kitap yazma sevgisini iki ana başlık altında toplayabiliriz;
Birincisi yazar olmak için kitap yazmak isteyenler.
İkincisi ise tamamen hobi amaçlı kitap yazmak isteyenler içindir.
Hobi amaçlı yazanlar için önce açıklamaya başlayalım…
Hemen hemen her insanın kalbinde, “Benim bir kitabım olsa satardım, sadece gelecekteki çocuklarıma bir hatıra olarak bırakmak istiyorum” düşüncesi vardır. Çevrenizde bu şekilde düşünen insanlar var. Ülkemizde böyle düşünenler için kurulmuş yayınevleri var. Yazılarınızı sizin yerinize kontrol eden, fikir veren ancak karşılığında belli bir ücret talep eden yayınevlerini online olarak kolayca bulabilirsiniz. Ancak fiyat listelerine baktığınızda sayfa sayısına göre değişiklik gösteriyor ancak minimum 5.000 TL ücret alıyorlar. Bu da hobi amaçlı bu hobiyi edinmek isteyenlerin arzularını geleceğe aktarmalarını sağlıyor.
Bu şekilde düşünenler için matbaalar da var. Yayınevlerine göre neredeyse yarı fiyatına kitabınızı basabilirsiniz. Ama matbaalar yazılarınıza herhangi bir işlem yapmıyor, olduğu gibi basıyor ve kitapları almanızı istiyor. Matbaaların yayınevlerinin satışı, bandrol işlemlerinin yapılması, imla ve anlam hatalarının düzeltilmesi gibi hizmetleri yoktur. Siyah sistemde çalışırlar.
Kısacası verdiğiniz paraya hizmet alırsınız. Tavsiye olarak yayınevlerini tercih etmenizi tavsiye ederim. Nedenine gelince; Hayatınızda her zaman bir kitap yayınlamıyorsunuz. Tek seferlik bu işi yapacaksanız kaliteden ödün vermeden iyi yaptığınızdan emin olun. Ayrıca yayınevleri kitabınıza uygun kapak tasarımı yaparak sizi bu sorundan korur. Matbaada baskı yaptığınızda bu saydığım kalemleri ek yerlerden yaptırmanız gerekecektir. Bu nedenle, geleceğe bırakmak istediğiniz o heves için para biriktirin ve gelecekte “İyi ki böyle yaptım” diyebileceğiniz bir iyilik yapın.
Birinci kategoriye gelecek olursak eğer yazar olmak, tanınmak, edebi eserler ortaya koymak istiyorsanız işiniz çok daha zor. Çünkü size para kazandırmaz.
nasıl?
Ülkemizde kitap okuma oranlarının ne olduğu, okuyucuların neyi tercih ettiği malum. Hepimiz tükendik ama normalde ismen kitap alan bir kalabalığa karşı maça 1-0 başlayacaksınız. Yayınevleri maalesef bu konuda sert davranıyor. Ancak, gerçekten ya da ölü olarak da yatırım yapmak istemiyorlar. 10.000 TL gibi bir maliyetle kitap çıkaracaklar ama gelir getirmeyecekler. Kurumsal mantıkla düşünürsek haklı görebiliriz.
Yazar olarak öncelikle yapmanız gerekenleri sıralayalım.
– Tüm kitabınızı bitirdiğinizden emin olun. Bu nedenle, son sayfada ‘Son’ olmadan konuşma başlatmayın.
Kitabınızı A-4 kağıdına yazdırın ve düzenli bir klasöre koyun. Ne kadar organize olursanız, itibarınız o kadar yüksek olur.
– Dilerseniz mail ile dosya kabul eden yayınevlerinin web sitesinden CV ile birlikte dosyanızı gönderebilirsiniz. Ancak size geri dönüşleri ortalama 3-4 ay arasında olacaktır. Vaktiniz varsa bu yolu deneyin. Ancak, yeni bir yazara tavsiye etmem.
– Dosyanızı elinize alın ve hiç çekinmeden yayınevlerinin kapılarını tek tek çalın. Sizi bir gülle karşılamalarını asla beklemeyin. Yüzüne bakarlarsa, bu noktada sorun değil.
Sorununuzu çok sakin ve kendinden emin bir şekilde açıklayın. Daha iyi konuşun ama süslü kelimeler yerine bilgiyle konuşun.
– Görüşme sonunda size gösterilecek ilgiye göre dosyanızı kuruma teslim edin, aksi halde odadan çıktıktan sonra çöpe giden bir dosyanız olur.
Ortalama yanıt süresini öğrenin.
Yazdığınız türü yayınlayıp yayınlamadıklarını öğrenin.
Özgeçmişinizi ve iletişim numaralarınızı dosyada bıraktığınızdan emin olun.
Yüz yüze görüşmeler her zaman sağlıklı sonuçlar doğuracaktır. Hatta ortak tanıdıklarınız bile olabilir.
– O halde daha fazla beklemeyin. Bekleme süresi ne kadar olur bilemiyoruz ama 1-4 ay arası olacağı kesin. Yayınevinin kapasitesi ve talebine göre değişecektir.
Şimdiden hepinizden Allah razı olsun. Dosyanız reddedilse bile yazmayı asla bırakmayın.
yazar:Şevket devrimi
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]