totaliter rejimler «efendim

bütünsel konsept

Diktatörlük ve tiranlık kavramları çoğu zaman demokrasi dışı rejimler olan totaliter rejimlerle karıştırılmaktadır. Ancak, tüm bu karışıklığa neden olan kavramları içeren daha geniş bir kavram olan kapsayıcılık kavramıdır. Bu sistemlerde hedef halk değil devlettir. Totalitarizm kavramındaki ‘total’ kelimesinden de anlaşılacağı gibi, devleti kontrol edenlerin toplum üzerinde daha yüksek güçlere sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Siyasi hayata halkın katılımı

Zamanımızda totaliter rejimler de demokrasilerde olduğu gibi halka yüksek oranda bağımlı olma iddiasındadır ve buna mecburdur. Halk unsurunun önemi nedeniyle, totaliter rejimlerde de halkın siyasal yaşama katılımına sıklıkla rastlanmaktadır. Ancak demokratik rejimlerde halkın siyasal yaşama katılımı ile totaliter rejimlerde katılım arasında önemli farklılıklar vardır. Bu farklılıklar genellikle altta yatan nitelik ve yönteme bağlıdır. Demokrasilerde katılım, bireyin veya bazı toplumsal grupların siyasal bir çerçeve içinde temsili olarak tezahür ederken, totaliter rejimlerde katılım, kitleleri toplumsal bir temelde harekete geçirme aracı olarak kendini gösterir. Temel amacı toplumda ideolojiyi yaymak ve ideolojik destek elde etmek olan yetkililer, kitlelerin seferberliğini sağlar. Bu amaç doğrultusunda resmi ideolojinin söz konusu kitleler tarafından benimsenmesi ve desteklenmesi yeni bir toplumsal düzenin oluşmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Çoğulcu demokrasilerde katılmanın vazgeçilmez yolu olan seçimlerin, tek partili totaliter rejimlerde oy kullanılsa bile gerçekçi bir işlevi olduğunu söylemek mümkün değildir. Totaliter rejimlerde vurgulanması gereken önemli bir nokta, vatandaşların tam bir seçim özgürlüğüne sahip olmamasıdır. Bunun anlamı: toplumun üyelerinin seçme şansı yoktur. Bunun sebebi ise, onları teşvik etmekten başka bir alternatifin olmamasıdır. Diğer bir fark, siyasi karar alma sürecine katılımdır. Demokratik sistemlerde halkın siyasi karar alma aşamasında aktif rol oynadığı görülürken, totaliter sistemlerde kitleler siyasi karar alma süreçlerinde yer almaz, bunun yerine zaten alınmış kararların uygulanmasına katılır. alınmış. Bu nedenle sistemin liderleri ile kitleler arasında yakın temas kurulması önemlidir.

Totaliter rejimleri incelerken, onları ikiye ayırmak daha doğru olacaktır:

1- Sağcı totaliter rejimler (Faşizm – Nasyonal Sosyalizm).

Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolini, İspanya’da Franco ve Portekiz’de Salazar doğru totaliter rejimin örnekleridir. Bu sistemlerde devlet en üst düzeydedir. Devlet karşısında hiçbir kurum ve şahsın kabul edilmemesi benimsenmiştir. Devletin dışında hiçbir şey yoktur denilince ne anlaşılmalı; Siyasi muhalefet örgütleri, tüzel kişiler, dernekler ve kurumlar Ancak, tüm faaliyet alanları devlet tarafından yürütülüyordu. Devlet “amaç” olacaktır. Tüm bunların ışığında bu toplumların siyasi kültürleri incelendiğinde; Görünmezlik, fanatizm ve otoriteye boyun eğme gibi alışkanlıklar geliştirmekten kendini alamaz. Gerçek totalitarizm denilince akla gelen ilk isimler Hitler ve Mussolini’dir.

Mussolini doktrini değil ameli kaynak edinmiş ve “Ben yaparım, olur” anlayışıyla hareket etmiştir. Faşizm Mussolini döneminde ortaya çıktı ve hareket söz ve teoriye dayanıyordu. Aynı dönemde birey devlet içinde sindirilerek yok edilmiştir. Hitler rejimine baktığımızda Nasyonal Sosyalizm ile karşılaşırız. Sistemin temeli “halk topluluğu” dur. Popüler toplum anlayışına göre saf Aryan ırkı dışındakiler dışlanmış ve bu toplum Hitler’i Führer (lider) olarak izlemiştir. Sonuç olarak, Hitler rejiminde birey, genel topluluk içinde ezilir ve yok edilir. Ne Hitler ne de Mussolini özgürlüğe karşı olduklarını söylemediler. Hatta liberter olduklarını iddia ettiler ama bu teorik söylemlerin pratikte gerçekleşmediği çok açık. Sağcı totaliter rejimler basın, dernek ve sendika özgürlüğünü tanıdıklarını ve sağladıklarını söylerken, bireylerin talepte bulunamadığı bir ortamda bu kamusal özgürlüklerden söz edilemez. Bu rejimlerde basın, var olan ideolojiyi savunma aracı olarak kullanılmıştır. Dernekler ve sendikalar ise devletin yarattığı yapılar olmaktan öteye gidememektedir. Gerçek totaliter rejimlerde devlete karşı hak iddia etmek kesinlikle söz konusu değildir. Hakimler, polisler, memurlar aslında mevcut ideolojinin adamlarıdır. Yine bu sistemlerin ortak yönlerine baktığımızda; Aşırı milliyetçilik, militarizm ve şiddet önemli bir rol oynadı.

2- Sol totaliter rejimler (Marksizm-Leninizm)

Faşist ve nasyonalist sosyalist rejimler kişisel özgürlükleri tamamen yok sayarken, Marksist doktrin “gerçek özgürlüğü” en yüksek hedef olarak benimsemiştir. Karl Marx, sosyalist doktrinde kapitalizmi eleştirmiş, sömürgeciliğe karşı çıkmış, her toplumda sınıflar arası sömürünün olduğunu savunmuş, ekonomik güce sahip olanların siyasi anlamda da güçlü olduğunu belirtmiştir. Marx, amacın devlet veya halk toplumlarından çok gerçek özgürlüğü sağlamak olduğunu savunur. Bu sınıfların ortadan kaldırılması için öngörülen yöntemler ise isyan ve devrimdir. Sonuç olarak, arzu edilen aşama, sınıfsız bir toplum aşamasıdır. Hitler ve Mussolini’nin konuşmaları öğretilerine dayanmazken, sol totaliter rejimlerde sosyalist bir ideoloji vardır ve bu öğreti sol totaliter rejimlere ilham vermiştir. Lenin’in “Ne Yapmalı” adlı kitabında eğitimle birlikte bunun pratikte nasıl sağlanabileceğine dair bir yol haritası çizilir ve bunun sonucunda devrimler ortaya çıkar. Basın özgürlüğü, toplantı ve yürüyüş hakkı gibi hak ve özgürlükler, sağ totaliter rejimlerde olduğu gibi sol totaliter rejimlerde de tanınmıştır. Ancak tek fark, burada tanınan hak ve özgürlüklerin sosyalist ideolojiye ve işçi sınıfına hizmet amaçlı olmasıdır. Ayaklanmalar ve devrimler sonucunda sınıfsız toplum (komünizm) hedefine ulaşılamamıştır.

Sağcı totaliter rejimler ile solcu totaliter rejimler arasındaki farklar

Sol kanat otoriter rejim – sağ kanat totaliter rejim

– Eğitim var (sosyalist – eğitim yok)
doktrin). Eyleme dayalıdır.
Sosyalist düşünce. faşist düşünce
Toplu sistem. Kapitalizm sistemi.
Toplumsal taban: işçi Toplumsal taban: burjuvazi ve orta sınıf
– Amaç: gerçek özgürlük. Amaç: durum.

Sağcı ve solcu totaliter rejimlerin ortak yönleri

– Bir parti.
– bir komutan.
kapsamlı ideoloji
Kapsamlı propaganda fikrini yaymak.
Sıkı polis düzenlemesi.
– Ekonomiyi tek elden yönetmek.

Kaynak:
Monsi Kabani – Siyaset Bilimine Giriş
Profesör Dr. Munci Kapani-Kamu Hürriyetleri

yazar:Erdem Oğuzan

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın