Transistör, yarı iletken bir elektronik devre elemanıdır. Transistörün keşfi ile teknoloji dünyasında büyük bir ilerleme kaydedilmiştir. Bu önemli gelişmenin tarihine hızlıca göz atacak olursak; Dünya Savaşı’nda daha hızlı bilgisayarlara duyulan ihtiyaç bu alandaki çalışmaları hızlandırdı. Bu çalışmaların sonunda ise adını sürekli duyduğumuz ENIAC 1945 yılında gerçekleştirildi. Günümüz bilgisayarının atası sayılan bu sistemin en büyük özelliği ise; Elektron tüpleri ve RAM belleği kullanır. Ancak çalışan bu yeni sistem bir ev büyüklüğünde (167 metrekare) alan kaplıyor ve yaklaşık 180 kWh elektrik tüketiyordu. ENIAC’tan sonra DEVAC ve UNIVAC adlı bilgisayarlar tasarlandı ama günümüzün kişisel bilgisayarları ile mukayese bile edemiyoruz. Transistörün icadı ile ev büyüklüğündeki bu bilgisayarlar birçok eve girdi. Transistör avantajı sayesinde artık bir bilgisayarı diz üstü koyarak milyarlarca işlemi saniyeler içinde gerçekleştirebilirsiniz.
Transistör yüzyılın icadı
1960 yılında transistör adı verilen küçük bir elektronik devre elemanının icadı yüzyılın en iyi icadı sayılabilir. Çünkü teknolojiden anlayan ivmeölçerde bu elektronik devre elemanının önemi çok büyük. Bu elektronik devre elemanının mucitlerine transistör adı verildi; John Bardeen ve Walter Brattain. Bu iki önemli mucit, icatlarından dolayı 1956’da Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Bugün elimizdeki akıllı telefonlarla her istediğimizi yapsak, tablet bilgisayarlarımızda istediğimiz oyunları oynasak, yazılım yöneticisi veya web tasarımcısı olarak bilgisayar sektöründen ekmeğimizi yesek…. Kısacası bir bilgisayarla aklınıza gelebilecek her şeyi yapabilseydik, ilk teşekkür etmemiz gereken isimler bu iki büyük isim.
Transistör nedir, elektronik devrelerde ne işe yarar?
Transistör yarı iletken bir devre elemanıdır. 3 kutbu vardır ve bu kutuplara taban (B), toplayıcı (C) ve yayıcı (E) denir. Elektronik devrelerde girişine uygulanan sinyali yükseltir. Böylece akım ve gerilim kazancı sağlar. Gerektiğinde devreleri değiştirmek için de kullanılır. transistörün elektrotlarından yayıcı; Mevcut taşıyıcıların hareket etmeye başladığı alandır. taban alanı Transistörün çalışmasını etkileyen bölgedir. Kollektör, kollektör alanı yani akım taşıyıcıların toplandığı alandır.
Dünyanın en küçük transistörü (tek moleküllü transistör)
Transistör devresinin ilk icadı 1947’deydi. Şekli hantal olan ilk transistördü. Yıllar geçtikçe, transistörlerin boyutu küçüldü. Transistör boyutundaki bu küçültmelerle mikroişlemciler üretildi, işlemciler küçüldü ve kartlar yapıldı. Dolayısıyla hayatımızda kullandığımız elektronik cihazların boyutları çok küçülmüştür. Transistör boyutu çok önemli olduğu için araştırmacılar hep transistörler üzerinde çalıştılar ve çalışmaya devam ediyorlar. Amerikalı araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışma ile dünyanın en küçük transistörü üretildi. Ekip, uzun araştırma ve çalışmalar sonucunda tek moleküllü transistörü yapmayı başardı. Bu tek moleküler transistör ile eski transistörlerin sorunu çözülüyor. Eski transistörlerin üç ucu vardı. Biri gelen olarak görülüyorsa, biri giden, diğeri ise valf olarak görülür; Akım kaynaktan gidere akar ve vana uygulanan gerilime göre açılıp kapanarak akışı kontrol eder. Beş nanometreden küçük transistörlerde valf dediğimiz şeyi yapmanın imkansız olduğu geçmişte söylenmişti. Ancak araştırmalar bunun imkansız olmadığını göstermiştir. Araştırmacılar, transistörlerinde silikon yerine MOS2 kullanarak bu sorunu çözdüler. Yeni üretilen monomoleküler transistör henüz dünyaya adapte olmadı ancak çalışanlar monomoleküler transistörlerin çok yakın gelecekte kullanılacağını, dolayısıyla cep telefonlarımızın süper hızlı bilgisayarlar olacağını söylüyor. Böylece elektronik ve teknoloji dünyasında çok önemli bir içecek geçmiş olacaktı.
Kaynak:
shiftdelete.net/dunyanin-en-kucuk-transistoru-62631
robotiksistem.com/transistor_nedir_transistor_cesitleri.html
tr.wikipedia.org/wiki/Bilgisayar%C4%B1n_tarih%C3%A7esi
yazar:Sirpil Buck
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]