Felsefenin ortaya çıkışı
Felsefe, Yunan kökenlidir ve philioso ile sophia kelimelerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Felsefe bilgelik sevgisi demektir. Felsefenin antik Yunanistan’da MÖ 6. yüzyılda ortaya çıktığı bilinmektedir. Antik Yunan’ın elverişli sosyal ve ekonomik koşulları burada felsefenin ortaya çıkmasına vesile oldu.
Felsefe neden eski Yunanistan’da ortaya çıktı?
Antik Yunanistan’da daha esnek bir serflik ve demokratik bir yaşam vardı. Aynı zamanda antik Yunan’da çoktanrıcılık yaygın olduğu için insanlar inançlarında daha özgürdüler. Örneğin eski Mısır firavunu bir kral olarak devleti ve dini tek elde tutuyordu.
Antik Yunan’ın ekonomik geliri Ege Denizi kıyılarında yapılan ticaretle sağlanıyordu. Buradaki ticari ilişkilerin gelişmesiyle birlikte maddi rahatlık ve boş zaman, insanların evreni ve hayatı anlamaya çalışmasına olanak sağlamıştır.
Felsefenin özellikleri:
Felsefe hayatı, evreni, insanı ve doğayı anlama çabasıdır. Sürekli sorgulama ve sorgulama üzerine kuruludur.
Felsefe bir disiplindir, bilim değildir.
Felsefe evrenseldir. Yani, bir topluluğa atfedilemez.
Felsefe özneldir. (Kişisel).
Felsefe sorular üzerine kurulu olduğu için biriktirerek ilerler. Buna felsefede kümülatif denir.
Olayları ve varlığı tek tek incelemek yerine bir bütün olarak inceler ve varlığa bir bütün olarak yaklaşırlar.
Akıl ve mantığa dayalıdır.
Felsefe, diğer bilimlerin yaratılmasına yardımcı oldu.
Felsefe merak duygusundan ve bilgi arzusundan doğdu.
Aynı zamanda insanlar doğayı sorguladıkları felsefe ile tanıştılar. İlk filozoflarımızın doğa filozofları olarak bilinmesinin nedeni budur.
Doğa filozofları
Doğa filozoflarının Ark probleminin özüne odaklandıkları bilinmektedir. Thales, bilinen ilk doğa filozofuydu ve evrenin yayının su olduğunu ilan etti. Nil kıyısında yaşayan Thales, her şeyin ve özellikle de içinde yaşadığı çevrenin su sayesinde var olduğunu savunmuştur. Anaximenes ise evrenin yayının hava olduğunu savunan ikinci önemli doğa filozofudur. Öte yandan felsefede derin bir yere sahip olan Herakleitos, ateşin evrenin birincil maddesi olduğunu ve evrenden hiçbir zaman kaybolmayan ateşin evrende her zaman izlerini bıraktığını belirtmiştir. Öte yandan Anaxagoras, evrenin ana maddesinin sperm olduğunu, canlıların özünün tohum ve sperm olduğunu ve bu sperm ve tohumların her zerresinde semboller olduğunu belirtmiştir. İlk Sebebin, yani Evrenin Temel Elementinin tüm bunların birleşimi olduğunu savunan Empedokles, “karışım” cevabını vermiştir. Demokritos’a göre, Arch. Atomlardan oluşur. Matematiğin temellerini atan Pisagor için evrenin yayından bir sayı olarak bahsedilir.
Gördüğünüz gibi, Archie’nin felsefedeki sorusunun bile birçok cevabı var. Bu açıdan bakıldığında net bir cevap almak değil, farklı fikirleri dahil etmek, hayata yeni bir pencereden bakmak ve felsefe temelinde yeni bakış açıları kazanmak önemlidir.
Kaynak:
11. Sınıf Felsefe Kitabı (MEB)
yazar:Soner Bahçe
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]