DEHB (hiperaktivite bozukluğu), yedi yaşından önce ortaya çıkan ve müdahale edilmediği takdirde kişinin öğrenmesini ve ötesini ciddi şekilde etkileyebilen, ömür boyu süren bir sorundur. Bu, kısa bir dikkat süresi, kendini kontrol etmede zorluk ve düşünce ve davranışlarda anormal çeviklik olarak kendini gösterir. DEHB’si olan kişilerde yalnızca dikkat sorunları (ADD) veya tüm bu özellikler (DEHB) olabilir. Kızlarda erkeklere göre daha geç fark edilebilir.
Kişinin tüm uyaranları eşit olarak algılaması, bir işle uğraşırken başka bir işe geçmesi, işini yarım bırakması dikkatini odaklayamamasından kaynaklanır. DEHB olan bir çocuğun bugün bir günü olmayabilir. Bir gün yapması gerekenleri düzenli ve zamanında bitirirken, ertesi gün hiçbir şey yapmayabilir. Konum farklılıkları da çok etkili olabilir. Evde bilgisayar oyunu oynamakta çok başarılı görünen bir çocuk, okulda ciddi konsantrasyon sorunları yaşayabilir.
Dikkat eksikliği bozukluğu (DEB) olan çocukların, yaşlarına ve gelişim düzeylerine göre kısa dikkat süreleri ve düşük yoğunlukları vardır. Dış uyaranlar anında dikkatlerini dağıtır. Konsantre olmakta zorlanırlar. Unutuldular ve dağıldılar. Genellikle kişisel eşyalarını kaybederler. Dağınık ve düzensizdirler. Konuşulanları dinleyemezler, örneğin bir filmi etkilenmeden izleyemezler. Bu çocukların bazılarında “zihinsel hiperaktivite” adı verilen içsel uyaranlara (düşüncelere) bağlı dikkat eksikliği görülür. Sakindirler ve çok az davranış problemi yaşarlar veya hiç problem yaşamazlar.
Yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında, hiperaktif çocukların sonsuz bir enerjisi var gibi görünüyor. Keyfi, inatçı ve amaçsız davranışlarıyla masalara tırmanabilir, duvarlara tırmanmaya çalışabilirler. Bakımsız dağınık bir görünüm içindedirler. Aşırı kıpırdanma, sürekli kıpırdanma, tam tersine dikkat edilmesi gereken yerlerde sakinlik, aşırı konuşkanlık, yersiz heyecan tipik özelliklerdir. Saldırganlığın kaynağındaki dürtü, kişinin kontrolsüz davranmasına, yaptığı işin sonunu düşünmemesine, arzularını erteleyememesine, karşısındakinin sözünü kesmesine, ne olduğunu söylemesine neden olur. akıllarında ve sırada beklememek.
Bununla birlikte, bazı çocuklar doğuştan yüksek hareket seviyelerine sahiptir. Bu nedenle, her aktivite hiperaktivite olarak değerlendirilmemelidir. Normal çocukların aktivitesini hiperaktiviteden (aşırı aktivite) ayırt etmek için aşağıdaki temel kriterler kullanılır:
1- Aktif çocukların davranışları tutarlı ve süreklidir. Hiperaktif çocukların davranışları uyumsuz ve değişkendir.
2 – aktif çocukların hareketleri belirli bir amaç ve hedeflere yöneliktir. Hiperaktif çocukların hareketleri kontrol edilemez ve amaçsızdır.
3- Ortam sessizlik, dikkat gibi kısıtlamalar getirirse aktif çocukların hareketleri azalır ve büyük ölçüde ortama uyum sağlarlar. Öte yandan hiperaktif çocuklar hareketliliklerini daha da artırırlar.
4- Aktif çocukların hareketi stresli durumlarda artar. Hiperaktif çocukların hareketi stresli durumlarda azalır.
Ayrıca, bazıları burada listelenecek olan başka sorunlar olup olmadığı dikkatli bir şekilde incelenmeden bir kişiye hiperaktivite teşhisi konulmamalıdır. Örneğin diyabet, alerji, solunum bozuklukları ve hafif epileptik nöbetler gibi nörolojik bozukluklar dikkat eksikliğine neden olabilir. Ya da stres, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik problemler DEHB benzeri belirtiler yaratabilir. Yine işitme ve görme kusurları, yaygın büyüme bozukluğu, kurşun zehirlenmesi, ilaç yan etkileri, demir eksikliği anemisi ve tiroid bozuklukları dürtü kontrolünü azaltır ve hiperaktivite ve davranış sorunlarına neden olabilir.
Kaynak:
-Michael Fitzgerald, Mark Belgrove, Michael Gill: “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu El Kitabı,” John Wiley & Sons, 2007.
– Eyüp Sabri Erkan: “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu”, Doğan Ketap, 2008.
yazar:Juni Saraoğlu’nu aç
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]