Türkiye Barolar Federasyonu’ndan CMK Ücret Tarifesi Açıklaması: Avukatın iş ve mesaisi karşılanmalı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağan, “CMK ücret tarifesi, avukat istihdamını ve fazla mesailerini karşılayacak şekilde belirlenmeli ve hizmetin niteliği gereği katma değer vergisinden muaf tutulmalıdır. Bu konunun bir taahhüt belgesi olan İnsan Hakları Eylem Planı’nda da düzenlendiğini ve sorumlu kurumların Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğunu ve beklenen bir yıllık sürenin devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. uygulama süresi çoktan geçti. Sağcan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın adli yardım sisteminin değiştirilmesi için çalışmaların başladığına ilişkin yaptığı açıklamada, “Haklarını arayan barolara ve avukatlara yönelik bu söylem ve yaklaşımı kabul edemeyiz” dedi.

Baro Başkanı Erinç Sakan, bugün Ankara’da düzenlenen 49’uncu Baro Başkanları toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Sagan’ın açıklaması şu şekilde:

Gündemi her geçen gün değişen ülkemizde, ifade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, yargı bağımsızlığı gibi temel hak ve özgürlükleri, başta kadın ve çocuklar olmak üzere dezavantajlı grupların adalete erişimini savunmak için sizlerin huzuruna geldik. ve seslerine ses olmak… Bugün TBB İdare Başkanları ve Barosu olarak mesleğimizin hakları ve müdafaa yetkisi adına onbinlerce meslektaşımızı temsil ediyoruz. nasıl ki basın özgürlüğü bizim haber alma hakkımız kadar sizin haber verme hakkınızla da ilgiliyse, avukatların da sorunu sadece kendi avukatları ve meslek kuruluşları olan barolar değil, vatandaşlarımız açısından da sorundur. savunma hakkını etkin bir şekilde kullanmaktır.

CMK’nın zorunlu müdafaası kapsamında en mukaddes kamu hizmetlerinden birini icra eden bizleri burada toplayan baro başkanlarının bugün kolluk kuvvetlerinde, savcılıklarda kırk dokuzuncu toplantısında. , mahkemeler ve cezaevleri her gün, ama zaten meşakkatli hale gelen bir ücret karşılığında, “Emeklerinin değerini” değil, onbinlerce avukatın sesini halka duyurma taahhüdüdür. Uzun zamandır CMK’nın atamaları ve karşılığında avukat arkadaşlarımıza ödenen meblağlarla ilgili sıkıntılarımızı çeşitli vesilelerle dile getirdik. CMK’nın misyonunun ne anlama geldiğini, süreci ve karşılaştığı sorunları sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

“CMK ataması yargının ‘at’ı olmak için yaratılmış çok kutsal bir kamu hizmetidir ve bu çok kutsal bir kamu hizmetidir.”

Kısaca CMK görevi olarak adlandırdığımız kavram, avukat arkadaşlarımızın, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre avukat seçecek durumda olmayan şüpheli, sanık, mağdur veya müştekilere, talepleri ve bazı durumlarda da talep edilmeden barolarımızın yürüteceği görev çerçevesinde. Bu anlamda sadece avukatlarla ilgili olarak görülen CMK tanımı, aslında ekonomik olarak kendisini avukat nezdinde temsil edecek gücü olmayan tüm yurttaşlar, yetim çocuklar veya kadınlar için kişi olmak üzere var olan bir yasadır. . Yani herhangi bir kişi yargı önünde “öksüz”dür ve dolayısıyla bu çok kutsal bir kamu hizmetidir. İşkence ve kötü muamele, yokluğu kadar hayati olabilir; Sosyal hukuk söz konusu olduğunda yargısız infazı gerçek bir yargılamaya dönüştürmek gerekir. CMK kapsamında verilen bu hizmet; İnsan haklarına saygılı sosyal bir hukuk devleti olmanın gereğidir.

“Meslektaşlarımızın savunma olarak ifade ve sorularda bulunmaları, vatandaşların yaşam haklarının, maddi ve manevi bütünlüklerinin teminatıdır”

Bu uygulamanın uygulamaya konulduğu 1992 yılından bu yana geride bıraktığımız 30 yılda, Türkiye’de kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddetten kaynaklanan yaşam hakkı ihlalleri, işkence ve kötü muamele olaylarının büyük ölçüde ortadan kalktığını gururla belirtmek isterim. CMK kapsamındaki çalışmaları insan hakları savunuculuğunun bilincindedirler, bu da onların hareketi sayesinde mümkün olmuştur. Meslektaşlarımızın açıklama ve soruşturmalarda avukat olarak yer almaları hiç kuşkusuz yurttaşların yaşam hakkının, maddi ve manevi güvenliklerinin teminatıdır.

“Yargıyı uzun süredir genişleyen bir hukuk yargısı haline getiren CMK hukukçularıdır”

Zaman zaman “savunma hakkı kutsaldır” dediğimizde metafizik ve soyut bir ilkeden bahsettiğimiz sanılmasın. Aksine savunma hakkı sanık ve sanık için bir ölüm kalım meselesidir. Tarih boyunca sanıklar ve sanıklar hakkında öyle ya da böyle hükümler verilmiş, ancak hükmü “hukuki” kılan savunma hakkının kullanılmasıdır. Uzun süredir çalışmaları istismar edilen, yargılamayı hukuka uygun hale getiren bir CMK avukatıdır.

Türkiye’de on binlerce avukat var. 7 gün 24 saat, gece yarısı bile yürüttükleri bu hizmetin, adaletin karşısına çıkan yetimlerin payı olması için son derece insani ve haklı talepleri var. Artık haykırışlara dönüşen bu hak talepleri uzun süredir inatla duyulmaz oldu.

CMK çatısı altında avukatlık eğitimi ile avukatlık hizmeti vermekteyiz.


Merkez Bankası verilerine göre: Kapasite kullanım oranı yüzde 76,5’e ulaştı

CMK kapsamında verilen avukatlık hizmetini, hakları savunma bilinciyle yerine getiriyoruz. Bundan kimsenin şüphe etmesine izin verme. Vatandaşlarımızın adil yargılanma, adalete erişim ve savunma haklarının korunması her şeyden önemlidir ve vatandaşlarımızın güvenebileceği tek meslek sınıfının avukatlar olduğunu biliyoruz. Ancak hemşehrilerimizi savunmasız ve savunmasız bırakmamak için meslektaşlarımızın çektikleri acıları bir kez daha vurgulamamız gerekiyor. Muhtemelen genç yaşta olan ve CMK’dan önemli bilgiler alan meslektaşımız çoğu zaman zor şartlar altında göreve gelmiş; en iyi yaptığı görev nedeniyle savunduğu ve suç işlediği kişilerle özdeşleştirildi; Bazen kendisinin de şiddet kurbanı olduğunu bilmenizi isterim. Bu kısmın altını çizmek ve hatta ona bir not düşmek istiyorum; Avukatın ağır sorumluluğu karşısında soruşturma aşamasında alınan net ücret, güncel tarifeye göre Asliye Ceza Mahkemesi’nde 754 TL, Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1353 TL olmak üzere 440 TL. Sosyal hukuk söz konusu olduğunda vatandaşların insan onuruna yakışır bir şekilde adalete erişmesi için yaşamsal ve vazgeçilmez olan bu önemli görev, yıllarca sürecek ve ağır cezalar getirecek bu önemli sorumluluk için alınan ücretlerdir. En ufak bir ihmal için bile. Üstelik çocuklarla ilgili dosyalar hariç KDV oranı yüzde 18 gibi inanılmaz bir rakam. CMK’nın ücretlerinin düşük olması için öne sürülen “bu da kamu hizmetidir” bahanesi vergi ödemeye gelince nedense unutuluyor.

“Barolarımızın bu olaya dikkat çekmek için yaptıkları yorumlar ve yapılan işlemler Adalet Bakanı tarafından ‘politika yapıcı’ olarak nitelendirilmiş olup, adli yardım sisteminin değiştirilmesi için çalışmalara başlanmıştır.”

Aylardır ısrarla dile getirdiğimiz gerçek bu. Tüm bu koşullar altında, meslektaşlarının ve hemşerilerimizin haklarını korumaktan başka amacı olmayan, demokratik hakların kullanılmasının ötesine geçmeyen barolarımızın bu konuya dikkat çekmek için yaptıkları açıklama ve eylemler, Adalet Bakanı bunu “politika oluşturma” olarak nitelendirdi ve yardım sistemini değiştirmek için çalışmaların başladığı belirtildi. Hakkını arayan barolara ve avukatlara yönelik bu söylem ve yaklaşımı kabul edemeyiz.

“Bir avukat günün her saatinde, bazen gece yarısı bu hizmetin karşılığı olarak 2 litre sıvı yağ, 1 parça peynir ve 1 parça hamur alabilir.”

Buna cevabımız bugün zaten bu masada. Tabloda gördüğünüz bu kutunun içinde 440 TL’ye alınabilen bazı ürünler var ki bu hizmet karşılığında soruşturmada CMK sıfatıyla atanan bir avukata avantaj sağlıyor. Günün her saatinde, bazen de gece yarısı yaptığı bu hizmet karşılığında avukatın ödediği ücretle 2 litre yağ, bir parça peynir ve bir çubuk salça alınabiliyordu. Ağır ceza mahkemesi harcı (1353 TL) Bağkur’da bir aylık taksitin yarısını bile karşılamıyor. Bu nedenle yaptığımız şey “siyaset” değil. CMK ücret tarifesindeki adaletsizliklere dikkat çekmek hem baroların hem de TBB’nin görevidir. Hakkı, hukuku ve adaleti savunmak. İş ve adalet mücadelemiz.

“Bu, vatandaşlarımızı mahrum bırakmamak çerçevesinde rejimi değiştirmeye değil, savunma gücünü güçlendirmeye ve savunma hakkını daha etkin kullanmaya yönelik tedbirler almaktır.”

Bakanın “Sistemi değiştireceğiz” açıklamasına karşı şunu ifade edebilirim; Bu sistemde 30 yıldır bağımsız avukatlar, onların meslek kuruluşları ve barolar vatandaşların adalete erişim ve adil yargılanma hakkını savunmuş, işkence ve kötü muamele yasağı ihlallerini ortadan kaldırmıştır. Nitekim vatandaşlarımızın haklarından mahrum bırakılmaması için yapılması gereken rejim değişikliği değil, savunma otoritesinin güçlendirilmesi ve savunma hakkının daha etkin kullanılması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır.

“CMK ücret tarifesi avukatın işini ve emeğini yerine getirecek şekilde belirlenmeli ve hizmetin kalitesi nedeniyle KDV’den hariç tutulmalıdır.”

CMK’nın ücret tarifesi, avukatlık emeği ve fazla mesaiyi karşılayacak şekilde belirlenir ve hizmetin niteliği gereği KDV’den muaftır. Bu konunun bir taahhüt belgesi olan İnsan Hakları Eylem Planı’nda da düzenlendiğini, sorumlu kurumların Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğunu ve aradan geçen bir yılı bir kez daha hatırlatmak isterim. uygulama için öngörülen süreyi çoktan geçmiştir. Ekonomik açıdan zor durumda olan vatandaşlarımızın adalete erişiminde en önemli unsur olan adli yardıma bütçeden ayrılan payın bir an önce artırılması gerekmektedir. Bir kez daha vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştırmak için tüm hukuk hizmetlerinde KDV oranının düşürülmesi gerekmektedir. Adalet Bakanlığı’na avukatlara yönelik şiddetle mücadele önerilerimiz acilen hayata geçirilmelidir. Bizler Barolar ve Barolar olarak vatandaşlarımızın adil yargılanma, adalete ve savunmaya erişim haklarının ve tabii ki mesleğimizin itibarının korunması için mücadelemizi sürdüreceğimizi saygı ve kararlılıkla kamuoyuna arz ederiz. dün olduğu gibi bugün de haklı taleplerimizde demokratik haklarımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz. Bizim mücadelemiz iş ve adalet içindir.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın