angola,
Dünyanın en eski kıtalarından biri olan Afrika’da bulunan bir ülkedir. Söz konusu ülke tam olarak Güney Afrika olarak belirtilen çizgi üzerindedir. Burada bahsedilen “Güney Afrika”, Güney Afrika ülkesi değil, kıtasal olarak tanımlanan hatta verilen isimdir. Bilindiği üzere Afrika, halen dünyanın en verimli topraklarına sahip olmasına rağmen bu durumda ayakta kalmaya çalışan ülkeler üzerinde olumlu bir etki yaratmamış ve İngiltere, Fransa gibi sömürge ülkeler doğal zenginlikleri ile Afrika’ya el koymuşlardır. . Aslında İngiltere ve Fransa dışında Belçika, Portekiz ve İtalya’nın bölgeyi uzun yıllar yönettiklerini vurgulamamız gerekiyor.
Bu ülkelere gittiğinizde kolonyal faaliyetlerin insanlar üzerindeki etkisini net bir şekilde görebilirsiniz. Sömüren ülkelerde ilk göze çarpan şey, sömürülen ülkenin dilinin tam olarak o ülkede anadili düzeyinde konuşulmasıdır. Bu gerçekten de tarihteki vahşetin büyük bir kanıtıdır.
Birçok Afrika ülkesi gibi Angola da uzun yıllardır Avrupalılar tarafından sömürülüyor. Taşraya gittiğinizde bunu bu kadar net ve belirgin bir şekilde fark etmeniz bile samimi değil. Angola, Afrika kıtasının yedinci büyük ülkesi olma özelliğini taşıyor. Ülke çok sayıda komşusu olduğu için çok stratejik bir noktada. Stratejik olarak güneyde Namibya, kuzeyde Demokratik Kongo Cumhuriyeti, doğuda Zambiya ve batıda Atlantik Okyanusu ile komşudur. Ülke liman ülkeleri arasında yer aldığı için gelişmeye açık ve ihracata yatkın bir ülke olarak değerlendirilmektedir.
Angola’nın sınırları içinde birçok yerleşim yeri vardır. Bunların başında ülkenin başkenti Luanda geliyor. Luanda, bu anlamda Angola Latince Virtus Unita Fortior anlamına gelen Angola, bu anlamda birleşik devlet yapısını benimsemiş Afrika ülkelerinden biridir. Daha önce de belirttiğimiz gibi bölge ülkeleri gibi Avrupalılar tarafından sömürülen Angola, Avrupa’nın deniz bölgesindeki en gelişmiş ülkelerden biri olan Portekiz’in eline geçmiştir.
Bu anlamda ülke tamamen bir Portekiz sömürgesi haline gelmiş ve Portekizliler buranın yeraltı insan gücünü sonuna kadar değerlendirerek ana topraklarını Avrupa’da müreffeh hale getirmişlerdir. Bu nedenle Angola’da resmi dil Portekizce’dir. Ülke Portekiz koruması altında kaldığında, Portekiz dili zorunlu olarak empoze edildi ve dolaylı olarak özümsendi. Angola, dünyadaki en uzun kolonizasyon dönemlerinden birini yaşayan bir ülkedir. Portekizliler 1575’te bu coğrafyanın kontrolünü ele geçirmişler ve yüzyıllar boyunca korumuşlar. Nihayet 11 Kasım 1975’te Portekiz’den ayrılarak bağımsızlığını kazanan Angola, halen kendini toparlamaya çalışan en önemli Afrika ülkelerinden biri.
Ülke sınırları içinde yaşayan insan sayısı yaklaşık 26 milyondur. Ülke, bölgelere göre Afrika’nın en iyi 25 ülkesinden biri olmasına rağmen, bunun servet üzerinde bir etkisi olmadı. Kişi başına düşen gelirin 4 bin 400 dolar olduğu bu ülkede halen ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyor. AngolaTürkiye’ye ulaşım konusu da düşünülürse bu anlamda Türk Hava Yolları tercih edilebilir. Son olarak, seyahate çıkmadan önce IATA’nın güncellenen vize kısıtlamalarını takip etmeniz büyük önem taşımaktadır. Ortalama yolculuk süresi izlenecek rotaya göre 8 ile 10 saat arasında değişebilmektedir.
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]