Bir gün kızımın odasından aradılar. “Çocuğunuzun kollarında kızarıklık var. Biraz sulu kızarıklıklar. Daha önce bir çocuğumuzda görülmüş. El Ayak Ağız Hastalığı dediler. Karşılaştırdık. Kızınızı hemen doktora götürmelisiniz. … Hızla yayılan bir hastalık.” dediler. Ne yapacağımı çok şaşırdım. Adını ilk kez duyduğum bu hastalık hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Kızımı doktora götürüp alerjisi olduğunu ve korkacak bir şey olmadığını duyunca dünyalar benim oldu. Ancak bu hastalık hakkında daha fazla şey öğrenmem gerekiyordu. Şimdi sizlerle bu konuda yaptığım araştırmaları ve edindiğim bilgi ve deneyimleri paylaşmak istiyorum.
El, ayak ve ağız hastalığı nedir??
Ülkemizin yoğun göç alan bir ülke olması ve 2 milyona yakın aşısız çocuğun ülkemize girmesi nedeniyle adını hiç duymadığımız hastalıklarla uğraşır hale geldik. Daha çok on yaş altı çocuklarda görülen, bağışıklık sistemine göre süresi değişen hastalık, hasta kişinin mukus, tükürük ya da dışkısı ile temas ettiğinde hızla yayılan bir hastalıktır. Yazın gölet sezonunun açılmasıyla birlikte gölet suyunu yutarak.
El ayak ağız hastalığının belirtileri nelerdir?
– Ağızda, dilde ve yanak içlerinde aft benzeri yaraların görülmesi. Yüksek ateş (38-40 derece arası) eşlik eder. Bu, bebeğinizin beslenmesini engelleyebileceğinden, ona sıvı gıdalar vermeyi denemek faydalı olacaktır.
Kırmızı, sulu döküntüler tipik olarak ayak tabanlarında, avuç içlerinde, ellerde, kollarda, bacaklarda, kalçalarda ve cinsel organlarda görülür.
Döküntü su çiçeği gibi görünüyor, bu yüzden aldanmayın. Suçiçeğinden daha küçük olan bu döküntüler 7 ila 10 gün içinde kurumaya ve kahverengi izler bırakmaya başlar. Bu izler daha sonra kaybolacaktır.
Hastalığı olan çocuğunuzda ishal de görülebilir.
El ayak ağız hastalığında uygulanabilecek tedavi yöntemleri:
– Spesifik bir tedavisi olmayan ve kuluçka süresi 7-10 gün olan bu hastalıkta yüksek ateş için ateş düşürücü şurup kullanılır. Antibiyotik tedavisi uygun görülmemektedir.
– Ağızda oluşan pamukçuk ve vücuttaki kızarıklıklar çocukta dayanılmaz ağrılara neden olabileceğinden ağrı giderici destek sunulur.
– Ağızdaki yaralar çocuğun ihtiyacı olan sıvı miktarını azaltacağından ve ishale neden olabileceğinden serum verilebilir.
Oral analjezik diş jeli bebeğin ağrısız emzirilmesine yardımcı olur.
Yutma güçlüğü çeken bu çocukları bol sıvı ve muhallebi, yoğurt, çorba gibi besinlerle beslemeniz ve sık sık ılık su içmeniz tedavi sürecinde çocuğunuzun daha hızlı iyileşmesine yardımcı olacaktır.
Kızarıklıklar için kaşıntı önleyici losyonlar bebek için büyük rahatlama sağlar.
Hastalık hızla yayıldığı için çocuğunuzun elleri sık sık yıkanmalıdır. Bunu ılık, sabunlu suyla da yapabilirsiniz.
Çocuklarımızı el, ayak ve ağız hastalıklarından nasıl koruruz?
– Özellikle hastalık bulaşıcı olduğu için bu hastalığa sahip kişilerden uzak durun.
– unutma; Bu hastalık çocuğunuzda da görülebilir. Durum netleşirse, çocuğunuz anaokuluna gidiyorsa diğer çocukları riske atmamak için en az bir hafta çocuğunuzu okula göndermeyin.
Zorunlu olmadıkça çocuğunuzu kalabalık ortamlara sokmayınız.
Çocuğunuza el yıkama alışkanlığını öğretin. Ellerini iyi yıkayıp yıkamadığını kontrol edin.
– Oyunlarını çok sterilize edin. Özellikle hastanelerde poliklinik kapılarında binlerce çocuğun oynadığı ve dezenfekte edilip edilmediğinden emin olmadığınız oyuncaklara dokunmayı engelleyin.
– başka bir bebekle temasınız olduysa; Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın. Çocuğunuz için de aynısını yapmalısınız. Çünkü hastalık başkasının dışkısı ile temas yoluyla da bulaşabilir.
– bardaklar, tabaklar, çatallar, kaşıklar, havlular vb. Öğeleri paylaşmaktan kaçının. Hele misafir olduğunuzda size verilen bardaktan başkasının – çocuğunuzdan su içtiğini görürseniz – su istediğinizde ayıp olur diye düşünmeden bardağı değiştirmesini istemelisiniz.
Hasta olduğunu bildiğiniz kişilerle ve insanlarla temastan, sarılmaktan ve öpüşmekten kaçınmalısınız. Türk adetlerinde çocuğunuza sürekli öpme ve sarılma alışkanlığı kazandırırken, bunun nasıl yapılacağı konusunda da gerektiğinde, gerekli kişilerle ve gerektiği sıklıkta bilgi vermeniz çocuğunuzun sağlığını korumanız için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. . Çocuklarımızın sağlık, mutluluk, güvenlik ve huzur içinde yaşadığı bir dünya diliyoruz…
yazar:İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]