İnsan toplumsal bir varlıktır ve büyüklerin adab-ı muaşeret dedikleri toplum kurallarına uymakla yükümlüdür. Böylece toplum kaostan kurtulur, düzene ve huzura kavuşur. Yere tükürenler tükürüklerinde 600 farklı mikrop olduğunu biliyorlar mı? Yoksa bu zararlı eylemi yaparken 1 cm3’lük tükürüklerine 250 milyon mikrop kustuklarının farkında mı? Yere tüküren kişi hasta ise hastalık yapıcı mikropların sayısı daha da artar. Özellikle tükürük aynı zamanda balgam ise dış görünüş, çevre ve insan sağlığı açısından karşılaşacağımız tehlikenin boyutunun farkında mıyız? Ayrıca sokaktaki herkesin sadece bir kez tükürdüğünü varsayarsak ne kadar zarar göreceğimizi hesaplayabilir miyiz? Peki, verem, kronik bronşit, zatürree ve grip gibi kimi zaman ölümle sonuçlanabilecek bulaşıcı hastalıkların yere tükürmekle bulaşacağını kaç kişi biliyor?
Psikolojik açıdan yere tükürmek ve yere tükürmek iğrençtir. Böyle bir hareket çoğu insan tarafından iğrenç olarak kabul edilir. Sosyolojik açıdan bakıldığında gerçek bir eğitim almamış kişilerde ve eğitim düzeyi düşük toplumlarda tükürme görülür. Böyle çirkin bir durum medeni ülkelerde görülmemiştir. Çünkü bu kişiler, kendilerine ve topluma duydukları saygı, eğitimli ve medeni bir insan olmanın gereği olarak kendilerini temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamaya layık görmektedirler. Hukuki açıdan tükürmek 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrasına göre suçtur. Ülkemizde maalesef çoğu insan böyle bir kanunun varlığından habersiz olduğundan bu suçu bilmeden işlemektedir. tereddüt Uygulamada bir sorun olduğunda bu suçun önüne geçilememektedir. Bundan sonra yere tükürmeden önce iki kere düşünelim. Bir yetkili bu yasayı uygulamaya çalıştığında ne olduğunu görüyor musunuz?
Kendi evinin içine tükürmeyi aklından bile geçiremeyen, hayal bile edemeyen bir insan sokağa nasıl bu kadar kolay tükürebilirdi? Acı gerçekleri rüzgara benzeten harika bir söz vardır: “Rüzgara tüküren, yüzüne tükürür.” Çevre ortak yaşam alanımızdır. İnsanlara evlerine tükürmemeleri öğretildiği gibi, yaşadıkları çevreye, insanlara ve canlılara zarar veremeyeceklerini de bilmelidirler. Üstelik tarihte hijyene çok önem ve değer vermiş ecdadımızın torunlarıyız. Tarihi değerlerimize ve kültürel mirasımıza saygı en büyük önceliğimiz olmalıdır.
yazar:Anais Ecker
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]