Avrupa Birliği, klasik devlet anlayışına uymayan bir yapıya sahip dünyadaki tek ülkedir. Nitekim hukuki statüsü itibariyle eşi benzeri olmayan bir kurum olan Avrupa Birliği, dünyada benzeri görülmemiş bir başarının temsilcisi olmuştur. Uluslarüstü bir kurum olan Avrupa Birliği, 2009 yılında resmen uluslararası anlaşmalar akdetme yetkisi ile küresel bir kimliğe kavuşmuştur. 1950’lerde kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun bugünkü hali olan Avrupa Birliği, serüveninde şu anda 28 üyeye sahiptir. 6 kurucu üye ile. Halihazırda sürekli büyüyen bir toplum olan Avrupa Birliği, “Katolik evlilik” olarak da adlandırılan bir dönem boyunca üyeleriyle ilişki içinde olmuştur. Yani kurucu sözleşmelerde birliğe nasıl üye olunacağı açıkça düzenlenirken, çıkış kurumu yoktu. Bu giriş ülkesinin AB yasaları uyarınca kurumdan ayrılmasına izin verilmez. Geçen yüzyılın 80’lerinde Grönland yasal olarak Avrupa Birliği’nin bir bölgesi olarak kabul edildi. Bunun nedeni, söz konusu ülkenin Danimarka’ya bağımlı olmasıydı. Danimarka’nın bir parçası olmasına rağmen, kendi kendini yöneten bir ülke olan Grönland, Avrupa Birliği’nden ilk ayrılan ülkedir. Ancak bu birçok kişi tarafından bilinmiyor. 2009 yılında Avrupa Birliği’nin kurucu anlaşmaları arasında yer alan Lizbon Antlaşması imzalanmıştır.
Bu anlaşmanın yanı sıra bir AB üyesi ülkenin üyelikten nasıl ayrılabileceği düzenlenmektedir. Lizbon Antlaşması’nın 50. maddesi, bir ülkenin Avrupa Birliği’nden ayrılabileceği koşulları açıkça düzenlemektedir. Bu sözleşmeye bu madde eklenmesine rağmen 2017 yılına kadar kullanılması mümkün olmamıştır. Birleşik Krallık Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı alarak 50. Maddeyi uygulamaya koymuştur. Bu madde aynı zamanda ilk kez bir Avrupa Birliği üyesinin yeterli haklara sahip olduğunu ortaya koymuştur. Birlik ile ilişkilerini kesme yetkisi . Avrupa Birliği üyesi olan Birleşik Krallık, 2019 yılında Avrupa Birliği’nden resmi olarak ayrılmayı planlıyor. Söz konusu maddenin tetiklenmesi durumunda herhangi bir üye ülke en geç iki yıl içinde Avrupa Birliği’nden ayrılabilir. Bu anlamda izlenecek prosedür Avrupa Birliği’nin akredite kuruluşları tarafından belirlenir. Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ile ilişkilerini kesmek istediği için Birliğe boşanma tazminatı ödemek zorundadır. Bu, Avrupa Birliği’nin yasal olarak talep edeceği bir haktır. Bu anlamda İngiltere, 50 milyar avroluk boşanma paketini daha da kısmaya çalışsa da ödemesi gereken bir meblağ olduğunu kabul etti.
AB’den ayrılma süreci 50. madde kapsamında yürütülmektedir. Bu madde ile ülkenin nasıl göründüğü düzenlenmemiştir. Bu, AB organlarıyla yapılacak müzakerelerle belirlenecek. Bu anlamda Birleşik Krallık isterse bazı ayrıcalıklar tanıma hakkını saklı tutabilir. Ancak bu karşılıklı rıza gerektirir. Bu anlamda Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasındaki en büyük sorun ödenecek boşanma tazminatı ve AB vatandaşları ile İngiliz vatandaşlarının durumu olarak sıralanıyor. Her iki konuda da henüz net bir pozisyonun ortaya çıkmamış olması kafaları karıştıran konulardan biri.
Kaynak:
https://www.google.com.tr/amp/s/www.ntv.com.tr/amp/dunya/ingilterenin-43-yillik-ab-seruveni-iki-kez-reddedildi-bir-seferde-cikti, V5l90rSlukq4sL45dnXeLQ
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]