Yenilik korkusu erken ölüme neden oluyor! ” efendim

Yaşlanma insan hayatında doğal bir süreçtir. Ancak her çağın güzelliğini damarlarında hissederek yaşamalı insan… Yaşlılık, insanda üretkenlik, yaşama sevgisi, öğrenme, yeniliklere açıklık gibi niteliklerin yok olması değil midir? Buna göre yeniliklere kapalı olan kişiler diğerlerinden daha erken yaşlanıyor. yapacağız; İnsanlar bu özel duyularını erken yaşlarda kaybederler ve yaşlılığın kapısını kendi başlarına çalarlar.

Yaşlanma olgusunu kaç yaşında olduğumuzdan çok ne kadar verimli bir hayat sürdüğümüzle ilişkilendirmek daha doğru olacaktır. Yaşlılık denilince aklınızda ister istemez oluşan hastalık, yalnızlık, yorgunluk, sosyal ve psikolojik olarak aktif ve sağlıklı bir insan olmak, hayatın her anından keyif almak gibi olguları yok etmek aslında hiç de zor değil. Küçük bir çocuğun gülümsemesine sığınmak için, havayı ciğerlerinde hissetmen yeterli olabilir.

Neofobi nedir?

Moderniteden korktuğu biliniyor. Daha çok bunama hastalarının yani aşırı unutkanlık ve bunama gibi sorunları olan kişilerin hayata uyum sağlayamamasını anlatmak için kullanılır.

Neophobia, kişinin hayatını kontrol altında tutma arzusu yaratır. Başka bir deyişle, agorafobisi olan insanlar takıntılı, kontrolcü ve titiz olma eğilimindedir. Sorulmadan yapılmasından hoşlanmazlar. Bu da pestofobisi olan kişileri agresif durumlara iter. Sosyal hayattan soyutlanarak kendilerini izole eden bu kişiler daha sonra depresyona sürüklenirler. Düşük sosyoekonomik düzey, yalnızlık, eş kaybetmenin derin acısı, emeklilik ve daha rutin bir hayata geçiş gibi etkenlerin yanı sıra fiziksel rahatsızlıklar özellikle 65 yaş ve üstü kişilerde depresyona yol açıyor. Bununla birlikte, yaşlanma ile ilişkili depresyon kolayca aşılır. Bu hastaların tedavisinde psikoterapi ve farmakoterapinin yanı sıra hastanın yaşam kalitesinin yükseltilmesi de önemli bir hedef olarak belirlenmiştir.

Neophobia insan ömrünü kısaltıyor!

Yapılan araştırmalar sonucunda yeniliğe kapanmanın ve yenilikten korkmanın insan ömrünü kısalttığı tespit edilmiştir. Bu bozukluk çok küçük yaşlarda bile başlayabilir. 1-2 yaşındaki bir çocukta bile görülebilen neofobi, ani bir olayla bile ortaya çıkabiliyor.

Agorafobisi olan kişiler her yeni duruma karşı aşırı hassasiyet gösterebilir ve şüpheci davranabilirler. Bu durum farelerde incelendi ve küçük bir çocuğa benzer davranışlar sergiledikleri gözlendi. Agorafobik farelerin glukokortikoid hormon seviyeleri, her çevresel değişiklikle keşif farelerine göre daha fazla arttı. Bu hormon ayrıca insanlarda stres, depresyon ve sinir sistemi bozukluklarını artırır. Bu çalışmalar korkunun insan yaşamı üzerindeki etkileri konusunda merak uyandırmış ve bilime en çok hizmet eden fareler üzerinde yapılan deneyler sonucunda korkak farelerin diğer farelere göre daha az yaşadığı tespit edilmiştir. Çünkü korkudan etkilenen vücutta artan hormonal değerler organlarda ve sinir sisteminde hastalıklara neden olur. Bu, yeni olandan korkmanın insanın ömrünü kısalttığını kanıtlıyor.

Yeni korkusuyla nasıl savaşabiliriz?

Değişimden korkuyorsanız, yenilikler hayatınızın her alanını olumsuz etkiliyorsa, birey olarak değişime büyük direnç gösteriyorsanız kişisel gelişiminizi ve insanlarla olan ilişkilerinizi olumsuz etkiler. Bu direnci tek başınıza çözemeyeceğiniz için bu kadar zor zamanlar geçirebilirsiniz. Bu nedenle yeni bir fobiniz olabileceğini düşünüyorsanız mutlaka bir profesyonelden destek almalısınız. Değişimi gerçekten istiyor ve kabulleniyorsanız, öncelikle hayatınızda neyi değiştirmeniz gerektiğini belirlemeli ve kendinizi sürece hazırlamalısınız. O zaman kendinize “Neden ve nasıl?” diye sorun, bu soruları sorarak değişim ve yenilik korkunuzu yenmek için büyük bir adım atabilirsiniz, unutmayın ki “Değişmeyen tek şey değişimdir.”

Kaynak:
www.aktuelpsikoloji.com

yazar:İda Şahan

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın