Çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki gerçek etkileri

Çizgi filmler muhtemelen çocukluğumuzdan beri en sevdiğimiz yetişkin TV şovlarıdır. Çizgi filmler renkleri, müzikleri ve temalarıyla izleyenleri alıp başka dünyalara götürür. Her karikatürün kendi teması ve olaylara yaklaşımı vardır.
Çizgi film denilince aklımıza rengarenk dünya, sevimli karakterler, masmavi gökyüzü ve yemyeşil çimler gelse de her çizgi film bizi böyle düşündürecek kadar masum ve güzel değildir. Aslında birkaç çizgi film dışında genel olarak hepsi zararlı demek daha doğru olur. Genel olarak eğitici çizgi filmler dışında tamamının çocuklar üzerinde kötü izler bıraktığı gözlemlenmiştir.

Eğitici animasyonlar sayıları, renkleri ve nesneleri öğreten müzikli animasyonlardır. Bu çizgi filmlerin çocukları. Sayı, renk, mevsim gibi kavramları daha kolay anlamalarına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Ancak bu çizgi filmler bile çocuklar tarafından sık sık değil, sınırlı ve kontrollü bir şekilde izlenmelidir. Eğitici bir çizgi film için günde en fazla yarım saat yeterli olacaktır. Ancak öğrendiklerini anne ve babasıyla tekrarlayarak televizyonun etkisinden kurtulacak ve etkisini artıracaktır. Aksi takdirde eğitici olarak adlandırılan çizgi filmler zararlı kategorisine girebilmektedir.

Diğer masum görünen çizgi filmlere ve ciddi zararlarına geçelim: Zevkle izleyen çocuklar, öncelikle çizgi filmin konusunu doğrudan kendi davranışlarına yansıtırlar. Yani konu gerçek dışı yaratıkların olduğu bir çizgi film ise çocuğun davranışları şiddet içerikli olacaktır ve zararlar bunlarla sınırlı değildir;
– Çok izlenirse çocukta konuşma güçlüğü olur.
– Çocuğun algılama yeteneği azalır.
– Çocuğun davranışlarını ve hayal gücünü kısıtlar.
– Çocuğun sık sık görüntülenmesi nedeniyle uykululuk hissi yaratır.
– Çocuğu karaktere bağımlı hale getirir.
Çocukta gerçek dışı duygular (uçmak, parlamak, görememek gibi) uyandırarak tehlike yaratır.
Masum olduğunu düşündüğümüz çizgi filmlerin en yaygın olumsuz etkileri bunlardır. Ancak çocuktan çocuğa değişen birçok olumsuz etkisi vardır. Çocuklar birkaç eğitici çizgi film dışında izlenmemelidir. Yine eğitici filmler dahi ebeveyn kontrolünde yarım saati geçmemelidir. Bunun yerine daha somut oyunlar oynanarak zihinleri canlı tutulmalı. Her çocuk özel ve değerlidir. Öte yandan, zihinleri altın rengindedir, harekete hazırdır ve üzerlerinde güzel ve belirgin izler bırakmaya özen göstermekte fayda vardır.

yazar: Fred Akdoğan

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın