Hayat uzun ve zorlu bir yoldur. Mutluluk da var hüzün de. Kederin insanı katılaştırdığına dair görüşler olsa da fiziksel olarak bedeni yorduğu da bir gerçektir.
Üzüntünün en büyük etkisi bağışıklık sistemini olumsuz etkilemesidir. Vücutta iltihaplı bir hastalık geliştirme riski varsa, o zaman bu hastalık tetiklenir.
Üzüntü bazı insanlarda iştahın artmasına, bazılarında ise iştahın azalmasına neden olur. Bu durum insanların tüm dengesini bozmaktadır. Bir kişi sürekli olarak yemek yeme iştahı artan bir şeyler yiyorsa, bu kilo alımına neden olur ve bu ayrı bir strese neden olur. Aksine durum kişide strese neden olur. İştahsızlık sonucunda vücut için gerekli olan besinler alınamaz ve vücut halsiz ve yorgun hale gelir. Bağışıklık sistemi zayıftır ve hastalanmak çok kolaydır. tansiyon ve düşük şeker. Uzun vadede kalp ve tansiyon gibi hastalıklara neden olur. Dil üzerindeki tat alıcıları daha az çalışır ve yiyeceklerin tadı ve tuzu sindirilemez. Bir kez daha tatlılar çıtır çıtır olur ve çoğu çikolatadır.
Vücut ısısı ne yazık ki düşüyor. Ortam sıcak olsa bile üzgün olan kişi üşür.
Beyin yas zamanlarında daha çok çalışır. Üzüntünün nedenini ve çözümünü düşünür. Beyin daha fazla enerji harcar.
Üzüntü uyku kalitesini düşürür. Stresi arttırır. Stres nedeniyle başta akciğer olmak üzere kalp ve akciğer hastalıkları ortaya çıkar. Aynı zamanda üzüntü kansere neden olan en büyük etkendir.
Keder ile vücut düzgün çalışmaz. Savunma mekanizması düşer ve vücut hastalıklara kolayca yakalanır.
Keder, fiziksel hastalığa olduğu kadar ruhsal hastalığa da neden olur. Depresyon en yaygın olanıdır. Çeşitli psikolojik sorunlar olabilir.
Üzüntü olduğunda, üzüntüyü yaşamak gerekir. Bastırılmamalıdır. Yasın nedeni yakınları ile paylaşılmalı ve çözüm aranmalıdır. Gerekirse yönetilemeyen durumlarda profesyonel yardım alınmalıdır. Ağlamak da iyi bir ilaçtır. Ağlamak vücudu rahatlatır. Stresi ve üzüntüyü vücuttan uzaklaştıran alternatifler bulunmalıdır. Aksi takdirde çok daha büyük problemler ortaya çıkabilir. Vücuda zarar vermemek için kederin etkisini en aza indirmeye çalışmak gerekir. Özellikle çağın en tehlikeli hastalığı olan kansere yakalanmamak için hayata olumlu bakmakta fayda var.
yazar: Sarpil Altunyay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]