Siroz karaciğerin kronik bir hastalığıdır. Vücudu etkileyen çeşitli hastalıklardan sonra aniden ve sebepsiz olarak ortaya çıkar. Ancak nüksetmek ve diğer iç hastalıkların payını artırmak mümkündür. Geçirilmiş viral hepatit ile karaciğer sirozu arasındaki ilişkinin çok büyük olduğu kaydedildi. Karaciğer sirozuna neden olan faktörler arasında alkol ve sigara kullanımı özellikle etkisini artıran tütün kullanımı.Sarılıkların artması ve vücudun alkole inanılmaz derecede bağımlı hale gelmesi sirozun hızla yayılmasına neden olur. Bu durumda karaciğer hücreleri zarar görür ve farklı hücrelerin kaybına neden olur. Hücre azalması sonucunda karaciğerde tıkanıklıklar ve hastalıklar sık görülür. Karaciğerin mekanizması hasar gördüğünde, çalışma şekli değişir. Karaciğer sağlıklı bir şekilde çalışmayı bırakmaya başlar. Bu ani, hızla gelişen hastalık siroz oluşumuna zemin hazırlar.
Karaciğer sirozunun en belirgin özelliklerinden biri şişkinliktir. Sebebini tam olarak anlayamadığınız sert şişlikler önce gaz gibi görünür. İlk başta gaz sandığınız bu şişkinliklerin aslında siroz olduğu ortaya çıkıyor. Göbek kırmızıya dönmeye başlar. Damarlar o kadar incelir ve belirginleşir ki karından neredeyse görünür hale gelirler. Sirozun teşhisi ve prognozu karaciğerin sertliği ile kanıtlanır. Karaciğer yavaş yavaş sertleşmeye ve çalışmaya başlar. Kan hücrelerinin azalması, kan seviyesinin düşmesi hızlanır. Yüzde de benzer çıkıntılar oluşur. Siroz için neredeyse hiçbir tedavi yoktur. Her şeye rağmen uzmanlar ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Ancak sonuç ölümle sonuçlanabilir. Alkol, sigara, viral hepatit, sarılık, cinsel yolla bulaşan hepatit, yanlış beslenme, aşırı yağlı gıda tüketimi ve su kaybının alkolle dengelenmesi sirozun hızla yayılmasına neden olur. Bu hastalar uzmanlar tarafından ilk tedavi yöntemi olan interferon tedavisi ile tedavi edilir. Sirozlu kişiler artık eskisi kadar dirençli değildir. Bağışıklık sistemleri çökmüştür. Vitamin eksikliğinde artış gözlenir. Kilo verme hızlandı. Karın odalarında şişlik artar. Vücudun farklı bölgelerinde kızarıklık ve ödem oluşmaya devam eder. Kan basıncında sürekli yükselmeler ve düşmeler vardır. Özellikle hipertansiyon oluşumu bu süreçte daha da ortaya çıkar. Bu da hasta için risk faktörleri arasındadır.
İnterferon tedavisi gören hastalarda ilaç doktor kontrolünde alınmalıdır. Tedavi olumlu sonuç verirse ve vücut iyileşme eğilimi gösterirse hastalık geçebilir. Bilinçli sağlıklı bir yaşam için erken teşhis her zaman hayat kurtarır. Sağlıklı günler.
Kaynak:
sağlık öncesi.com
doktorasor.com
yazar: Sona Korkmaz
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]