Hapşırma, vücudun her yerini heyecanlandıran bir olgudur. Genellikle burundaki sinir uçlarının düzensiz uyarılması ile ortaya çıkar. Bu düzensiz uyarılma sonucunda beyinden aldığı tepkilerle burun uyarılmaya başlar ve bu uyaranlar sonucunda “hapşırma” dediğimiz olay meydana gelir. Bu sırada yoğun kasılmalar gelişmektedir ve kasılma şiddetlenebilir. Nefes alırken çok güçlü bir solunum fenomeni üretir. Hapşırma refleksi beyne görevini doğru bir şekilde iletir ve derin nefes alma emrini verir. Böylece göğüs kafesi ilk başta genişlerken bir yandan da daralmaya başlar.
Denge sistemi hapşırma sırasında değişir. Dilatasyon sırasında akciğer basıncı hızla yükselmeye başlar. Dil hızla damağa yapışır. Artık gözler yorulur ve hapşırırken gözler kapanır. Beynin ikinci komutu devreye girdiğinde akciğerlerdeki hava hızla dışarı atılır ve burun ve ağız yoluyla hapşırma olgusu oluşur.
Hapşırırken ellerimizle burnumuzu kapatmalıyız. Aksi takdirde virüslerin yayılmasına ve diğer insanları olumsuz etkilemesine neden oluruz. Bu nedenle hapşırırken gözlerinizi kapatmanıza gerek olmadığı için dikkatli olmanızda fayda var. O an ortaya çıkan bir tepkidir ve vücut bu duruma henüz hazır olmadan aniden gelişen bir olaydır. Bu nedenle hapşırmanın ne zaman olacağını asla bilemezsiniz.
Yanlış bilgi: Hapşırma sırasında meydana gelen aşırı refleks, kalbin bir an için durmasına neden olur. Ancak bu çok kısa bir dönemdir, hapşırdıktan hemen sonra vücut toparlanır ve her şey normale döner.
Doğru bilgi: Nitekim böyle bir iddia ortaya atılmış ancak bu bilgi bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Uzman doktorlara göre kalp yaşamın sebebidir. Ani durma birçok organın fonksiyonlarını bozabilir ve kalbin durduğuna dair en ufak bir veri bile bulunamamıştır. Dolayısıyla hapşırmanın etkisiyle kalp durmaz. Bu doğru bilgidir. Sağlıklı günler.
Kaynak:
uzmandoktor.com
yazar: Sona Korkmaz
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]