Sigmund Freud liderliğinde psikoloji ve psikanalizin temel kavramlarından biri olan bilinçaltı, bilinç alanının dışına itilmiş ve sürekli yeniden ortaya çıkma olasılığı yüksek olan bir takım psikolojik etkilerden oluşmaktadır. Bilinçaltı, kelimenin tam anlamıyla tüm insanlar için manevi dünyanın erişilemeyen kısımlarını tanımlar. Bu erişilemezlik neredeyse her zaman kalıcı ve bazen geçicidir. Bilinçaltımız 24 saat çalışır ve biz uyurken bile çalışır. Rüyalar, bilinçaltına itilen duyguların bir nevi ifadesidir diyebiliriz.
Bilinçaltı zihin 1820’lerde ortaya çıktı. Yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde kullanımı yaygınlaştı. Özellikle o yıllarda psikanalizin de etkisiyle birçok beşeri bilimde bilinçdışı kavramı kullanılmaya başlandı. Felsefi açıdan. Kişinin kendi bilincini felsefi düşüncenin merkezine yerleştirdiği için, belirli zihinsel durumları tanımlayan bilinçdışına yönelik bir sorgulama gibi görünüyor. Öte yandan bilinçaltını psikolojik açıdan yorumladığımızda iki bilinç durumunun varlığından söz edebiliriz. Birinde kişi bilinçli ve akılcı bir şekilde iradesine göre hareket ederken, diğerinde ise öngörülemez bir şekilde hareket eder ve bazı gizli eğilimleri zaman zaman kendini gösterebilir.
Freudcu bilinçaltı nedir?
Freud’a göre bilinçaltı, her birey tarafından erişilebilir olmasa ve herkesin yaptığı her şeyden gerçekten haberdar olmasa da, kendine özgü bazı özelliklere sahiptir.
Freudcu bilinçaltının özellikleri nelerdir?
Freud, bilinçaltının bireysel olduğundan bahseder. Her insanın yaşanmışlıklar sonucunda ortaya çıkmış kendine özgü bir farkındalığı ve birikimi vardır ve bunun ifadesi özneldir. Ayrıca Freud, bilinçdışını diğerkamlık olarak tanımlar ve kişinin en mahrem yönüne atıfta bulunsa da ancak başka bir kişiye göre şekillendiğini ve ifade edildiğini ekler. Freud’a göre bu ilişki çok buluşsaldır ve bilinçdışında olup bitenler saptanabilir, girilebilir ve doğrulanabilir şekilde çalışır. Öte yandan, bilinçaltı bazı özel süreçlere göre organize edilmiştir. Örneğin rüyalar bu süreçleri aydınlatmanın en etkili yoludur. Ayrıca dil sürçmeleri, fıkra anlatırken ortaya çıkan bazı kelimeler gibi günlük konuşmalarda da bilinçaltı aniden ortaya çıkabilir. Freud’a göre bilinçdışı eylem ve güçtü, dürtü ve dinamizm bilinçdışına hükmediyordu.
- Freud, bilinçaltının cinsel olduğuna, yani bilinçaltını harekete geçiren enerjinin cinsel enerji olduğuna inanmış ve Oedipus kompleksi sayesinde cinsellikle birleştiği sonucuna varmıştır. Son olarak Freud, bilinçdışının organize süreçlerden oluştuğunu belirtmiştir.
yazar: balon erimesi
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]