CHP Genel Başkan Yardımcısı Vili Ağababa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özçelik-İş ve Birleşik Metal-İş sendikalarının iki fabrikada aldığı grev kararlarını ‘milli güvenliği bozduğu’ gerekçesiyle 60 gün erteleme kararına yanıt verdi. Büyük baba; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde yasaklanan grev sayısı 19. AKP iktidarında bugüne kadar iki yüz bine yakın işçinin grev hakkı gasp edildi. AKP, düşmanı yenmek demektir.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Vili Ağababa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 60 gün ertelemesine, Özçelik-İş ve Birleşik Metal-İş sendikalarının Bekart Çelik’in iki fabrikasında aldığı grev kararlarının “milli güvenliğin bozulması” olarak görüldüğü gerekçesiyle yanıt verdi. . Ağbaba, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“AKP, düşmanı vurmak demektir”
“Bugün Resmi Gazete’de Erdoğan imzasıyla Sendika Metal-İş ve Öz Çelik-İş sendikalarının iki fabrikada erteleme adı altında gerçekleştirdiği grev 60 gün süreyle yasaklandı. Yasak diyoruz çünkü yasak diyoruz. 60 gün sonra grevler kaldığı yerden devam etmeyecek.
EYT’de prim günü ve kilitlenme süresi
Bu yasakla birlikte AKP döneminde yasaklı grev sayısı 19’a ulaştı. AKP iktidarında bugüne kadar 200 bine yakın işçinin grev hakkı gasp edildi. AKP karşı saldırı demektir.
Şimdi, her zaman olduğu gibi, her grev yasağının gerekçesi “ulusal güvenliğin doğası” olarak ortaya çıktı. Sendika kurma, toplu pazarlık ve grev hakkı anayasal bir haktır. Bu hakkı ulusal güvenliğin ihlali olarak göstermek, işçilerin anayasal haklarını kaybetmek anlamına gelir. Ulusal güvenliği tehdit eden işçiler değil, ülkeyi ucuz işgücü piyasasına çevirenlerdir! Çalışma Bakanı hep sendikal hak ve özgürlüklerden bahsediyor, sendikaların seviyesinin düşüklüğünden bahsediyor.
“Bu iki aykırı yasağın hiçbir değeri olmadığı için bakanın sözleriyle kayıtlara geçmiştir.”
Daha geçen hafta Sayın Bakan dernek genel kurulunda sendika kurma ve toplu sözleşme hakkından bahsetmiş ve bu hakla hareket edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak bu noktada Bakanın sözlerinin değersiz olduğu bu iki grev kırıcı tarafından kanıtlandı.
Ne yazık ki ülkedeki sendikaların işçiler açısından iki sonucu var; İşçiler toplu halde işten çıkarılıyor veya yasal hakları için grev yasaklanıyor. Bakana söylediği sözlerin arkasında durmaya, işçilerin sendika ve grev hakkını savunmaya davet ediyoruz.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]