kabak çekirdeği nasıl ekilir

Kabak çekirdeğinin üçte biri İç Anadolu bölgesinde yetiştirilmektedir. Tarımsal faaliyetler açısından ülkemiz için önemli bir ekonomik değerdir. Genellikle atıştırmalık olarak tüketilen kabak çekirdeği, içerisinde bulundurduğu zengin mineral ve vitaminler sayesinde kişilerin besin değerlerini karşılamaktadır.

Kabak çekirdeğini ılık yerlere ekmek en iyisidir. Ekilecek kabak çekirdeği küflü ve bozuk ise olumlu sonuç alınamaz. Tohum ekim tarihi iyi belirlenmelidir. Çünkü kabak çekirdeği soğuğu sevmez. Havanın 10 dereceden fazla olduğu zamanlar göz önüne alındığında, çimlenme için koşullar oluşturulmalıdır. Kabak, çimlenme ve yetişkinlik döneminde ışığı ve sıcağı sever. Ayrıca aşırı nem kabaklara zarar verir. Bu nedenle toprak hafif nemli tutulmalıdır.

Kabak çekirdeğinde hangi vitaminler var?

Kabak çekirdeğinde bulunan A vitamini, C vitamini, E vitamini, B6 vitamini, riboflavin ve tiamin insan sağlığına faydalıdır. Ayrıca yüksek oranda çinko içerir. Mineral, lif ve protein deposu olan bu besin demir, bakır, magnezyum ve potasyum açısından da oldukça zengindir. Bu kadar besin değerine sahip olan kabak çekirdeğinin faydaları saymakla bitmiyor.

kabak çekirdeğinin faydaları

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Kabak çekirdeği çinko bakımından oldukça zengindir. Vücutta çinko eksikliği olduğunda hastalıklara açık bir vücudumuz olur. Grip ve soğuk algınlığına yakalanma riskimiz artar. Akne oluşmaya başlar ve depresyon artar.

Bağışıklık sistemini güçlendiren çinko, uyku problemlerinin de giderilmesine yardımcı olur. Ayrıca hücre çoğalmasını sağlayarak göz ve cilt sağlığını korur. Erkeklerde cinsel sorunların çözümünde etkilidir ve performansı artırma etkisinden dolayı önemli minerallerden biridir.

Kurabiye seviyorsanız çinko eksikliğinizi kabak çekirdeği ekleyerek tamamlamanız gerekir. Vücuttaki çinko seviyesini sağlıklı bir noktaya yükselteceği için hastalıklardan korunmanıza yardımcı olur.

Prostat düşmanı

Prostat, çoğu erkeğin belli bir yaştan sonra muzdarip olduğu hastalıklardan biridir. Kabak çekirdeğinde bulunan çinko sayesinde erkekler erken yaşta prostata karşı önlem alabilmektedir.

Kalp sağlığını korur

Çiğ kabak çekirdeği Vücudumuzun günlük olarak magnezyum ihtiyacı vardır ve bir kase kabak çekirdeği bu ihtiyacı karşılar. Magnezyumun kan damarlarını genişlettiği bilinmektedir. Bu sayede hem kalp sağlığı korunur hem de diğer organlarımızın sağlıklı kalmasına yardımcı olunur. Ayrıca kemiklerin ve dişlerin yapısını güçlendirerek daha güçlü bir iskelet sağlar.

Omega 3 açısından zengin

Balıklarda gördüğümüz Omega-3 kabak çekirdeği açısından da oldukça zengindir. Şeker hastalığını azaltan bu yağlar kalp hastalıklarına karşı da koruyucu özelliğe sahiptir. Ayrıca kan akışını artırarak yüksek kolesterolü önler.

Ayrıca hücre sayısını arttırdığı, kan damarı yollarını genişlettiği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği için kanser riskini azaltır. İç iltihapların hızlı iyileşmesine yardımcı olur ve yaşlanmayı yavaşlatır.

Kalp ve karaciğere iyi gelir

Kabak çekirdeği, içerdikleri yağların yanı sıra lif ve antioksidan bakımından da yüksektir. Bu sayede kalbi ve karaciğeri güçlendirir. Yağlanmaya karşı korur.

Vücudu rahatlatır

Yatmadan önce az miktarda yenen kabak çekirdeği, uyku sırasında melatonin ve serotonin üretimini artırır. Böylece gece uyumak daha sağlıklıdır ve sabah uyanmanızı sağlar. Özellikle yorgun ve stresli günlerde gece uyumadan önce tercih edilmesi gereken besinlerden biridir.

Kabak çekirdeği zararı

Kabak çekirdeği faydaları ile her zaman zirvededir. Zarar sadece çok tüketildiğinde ortaya çıkar. Bu nedenle her besinde olduğu gibi kabak çekirdeğinin de zarar görmemesi için ölçülü tüketilmesi şarttır.

    Cilt problemleriniz varsa ve sivilce oluşumuna yatkın bir vücudunuz varsa kabak çekirdeğini çok fazla tüketmemelisiniz. Kabak çekirdeğindeki yağ yüzdesi fazla tüketilirse zararlıdır ve kalorisi yüksek besinler arasında yer aldığı için özellikle diyet yapılırken tüketilmemelidir. Aksi takdirde kilo problemine neden olabilir.Mide probleminiz varsa bir tutamdan fazla yememelisiniz. İçerisindeki asitler fazla tüketildiğinde mideye zarar verebilir ve fazla tüketildiğinde potansiyel olarak ishale neden olabilir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için vücudunuzun direncine göre besin alımına dikkat etmelisiniz.
Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın