Bir toplum olarak insan yaşamının ilk günlerinden beri, bir grup içinde denge ve disiplini sağlamak için çeşitli cezalandırma yöntemleri kullanılmıştır. Zamanla bu cezalandırmada kullanılan araç ve yöntemler, grubun tekniğine ve uygarlık düzeyine göre değişerek günümüze kadar gelmiştir. Meslekler ve grupların cezalandırma ya da infaz yöntemleri de tarihsel gelişimin bir parçası olarak zaman içinde ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla ülke meseleleriyle ilgili askeri bağlamda test edilen durumlarda infaz, askeri çağrışımları olan silahlarla da gerçekleştirildi. Bu anlamda oklar, tabancalar ve tüfekler başlıca infaz araçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ölüm cezası bugün birçok ülkenin askeri ceza kanunlarında yürürlüktedir. Ayrıca, bazı ABD eyaletlerinde cezai suçlar için hala kullanılan bir infaz yöntemidir. Bu ceza şeklinin günümüzde hala kullanılmasının nedeni, çok ekonomik, hızlı ve kesin sonuç vermesidir. Yine mahkûmun çabuk ölmesi bu cezayı diğer infaz yöntemlerine göre daha insancıl kılmaktadır.
Atış cezasının bir diğer adı da “şafak vuruşu”dur ve bu cezaya bu adın verilmesinin nedeni, infazın genellikle şafak vakti veya gün doğumundan yarım saat önce yapılmasıdır. Bu ceza genellikle devleti veya toplumu doğrudan ilgilendiren suçlara uygulanıyordu: vatana ihanet, casusluk, firar, savaşta korkaklık ve isyan gibi suçlar başlıca suçlardı. 19. yüzyılda bu infaz yönteminin toplumda infial uyandıran cinayet ve tecavüz gibi durumlarda kullanıldığına dikkat çekilmiştir. Bu cezanın adı kurşun atmak olsa da henüz ateşli silahlar bulunmazken okların cezayı infaz etmek için kullanıldığı bilinmektedir. Okla idam edilen ilk kurbanlardan biri, Hıristiyanlar için ilahi bir figür olan Aziz Sebastian’dı. Yine tarihçiler bu infaz yönteminin Roma İmparatorluğu’nda ve Vikingler’de de sıklıkla kullanıldığından bahsetmektedir.
İçindekiler
Kurşun cezasının bilinmeyen yönleri
Bu cezalandırma tarzını bu kadar elverişli kılan unsurlardan biri, idam mangasındaki tüm askerlere aynı anda ateş ederek mahkumların kaçma riskini azaltması ve ölümcül atışı yapan askerin kimliğinin gizli kalmasını sağlamasıdır. Aynı zamanda, ölümcül atışı kimin yaptığına dair belirsizlik nedeniyle ateş eden askerler için vicdani bir rahatlama yaratır.
Ölüm cezası çok ağır olmakla birlikte bu cezayı uygulayanların ve hükümlülerin şeref/vicdanlarını teselli etmek infazın temel kuralıdır.
İnfaz, on iki kişiye kadar bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Takımın başında bir komutan var. İnfazdan önce askerlere verilen mermiler arasında kurşunsuz sonik/eğitim mermisi de vardı. Bu merminin hangi askere verildiği gizli tutuluyor ki, her asker vicdani teselli için umut bulsun.
İnfazın başında mahkumun başına bir başlık geçirilir veya gözleri bağlanır. Mahpusun gözlerinin bağlanmama hakkı olmakla birlikte, mahpusun gözlerinin kapalı olması sağlanır. Bu uygulamanın amacı, mahkumlar ve askerler arasında göz teması yoluyla duygusal travmayı önlemektir.
Cezanın uygulanması sırasında, askerlerin mahkumun kafasına ateş edebilmesi ve mahkumun vücut güvenliğini bozabilmesi için, mahkumun göğsüne göğüs bölgesinden ateş etmek için bir işaret konur.
Bu infaz yöntemini yüzyıllardır faydalı kılan, oldukça hızlı ve kesin bir ölüm sunmasıdır. Atılan kurşunlardan mahkûmun ölmeme ihtimali varsa infaz, vurulan infaz mangası lideri tarafından tamamlanır.
İnfazdan önce, katı prosedürlere göre, mahkuma son sözlerini içeren iki dakikalık bir konuşma yapılır. Tutuklu son sözlerini söyledikten sonra vurularak öldürülmesi emri verilir. Çoğu zaman bir mahkumun son sözleri boğazında düğümlenir. Bu ceza genellikle ihanetle suçlananlara uygulandığından, mahkumun tanıtım yapması tavsiye edilmez. Az sayıda mahkûma infaz edilirken kurşuna dizme yetkisi veriliyor. Bunlardan biri de Napolyon’un sadık adamlarından General Michel Ney.
Geçmişten günümüze ateş etme cezasının uygulanma usulü bir manga askerden oluşan bir itfaiye teşkilatına sahip olmaktır. Ancak, tek infaz tekniği son zamanlarda Sovyetler Birliği’nde literatüre girmiştir. Sovyetlerde bu infazlar için altı infaz odası tasarlandığı, dökülen kanın tahliyesi için çitlerin kullanıldığı ve kurşun atmak için kapıda özel bir bölümün bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca boş bir mezarın önünde boyundan kurşunla vurulma şeklindeki infazların da Sovyet usulü kurşun cezası olarak kaydedildiği kaydedildi.
kaynak:
https://www.ranker.com/list/shooting-squads-throughout-history/aaron-edwards
yazar: Erdal Oğur
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]