Hastalıklardan bahsederken aklımıza daha çok başka insanlardan bize bulaşan hastalıklar gelir ama hem geçmişte hem de günümüzde hastalıkların büyük bir kısmı insanlarla melezlenen hayvanlardan insanlara evrimleşmiştir. Hayvanlarda çok iyi bilinmemekle birlikte insanlara bulaşan birçok hastalık bulunmaktadır. Bu yazımızda insanlardan hayvanlara ve hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar üzerinde durmaya çalışacağız. Dünya Sağlık Örgütü, “zoonotik” hastalıkları, hayvanların ve insanların birbirine bulaştırdığı hastalıklar olarak tanımlıyor. Geçmişe oranla insanların hayvanlarla olan zorunlu ilişkisi yüksek oranda azalmış, ancak modernleşme sürecinde hayvanları evcil hayvan olarak sahiplenmek ve beslemek bir trend haline gelmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak zoonotik hastalıklar ciddiye alınması gereken bir konu olarak önemini korumaktadır. Nitekim istatistiksel olarak dünyadaki 200’den fazla zoonotik hastalığın 2/5’ine ülkemizde rastlanmaktadır. Buna paralel olarak insanlarda görülen mikrobiyal hastalıkların %61’i hayvan kaynaklıdır. Bu istatistiksel veriler son 30 yılda sağlık kurumlarına bildirilen hastalıkların %75’ine tekabül etmektedir. Ülkemizde ve dünyada Sağlık Bakanlığı’nın bildirimini zorunlu tuttuğu 50 hastalıktan 26’sı hayvanlarda da görülüyor. Burada bir parantez açarak BW’lere yönelik güncel ve geçmiş çalışmaların ve saldırıların daha çok hayvanlar üzerinde yapıldığını belirtmekte fayda var.
Zoonotik hastalıklar ikiye ayrılır. İnsandan insana bulaşma (antroposporoz) ve hayvandan insana bulaşma (antroponiyoz). Birçok hastalık insanlardan hayvanlara bulaşmasa da, bu hastalıkların hayvanlara bazı ekstrem koşullar altında bulaştığı gösterilmiştir. Örneğin son zamanlarda küresel bir krize neden olan domuz gribi olarak bilinen H1N1 kodlu hastalıktan ölen bir yetişkinin evi incelendiğinde, hastalığın kedisine bulaştığı ve ölümüne de neden olduğu belirlendi. Sistiserkoz olarak bilinen tenya, insanlardan hayvanlara bulaşan başlıca hastalıktır. Özellikle evlerinde hijyen kurallarına uymayan kişilerde temas yoluyla hayvanlara bulaşan bu hastalık günümüzde evcil hayvanların sağlığı için en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır. Zoonoz hastalıklar denildiğinde hem evcil hayvan sahiplerinin hem de halk sağlığı görevlilerinin en büyük endişesi hayvanlardan insanlara geçen hastalıklardır. Bu hastalıklar çok çeşitli olmalarına rağmen bulaşma yollarının basitliği açısından da oldukça yüksek risk oluşturmaktadırlar.
İçindekiler
Zoonoz hastalıklar nasıl bulaşır?
Zoonozların bulaşma yolları çok çeşitlidir. Bu hastalıklar genellikle doğrudan temas (ısırma, dokunma, tırmalama), ağız ve solunum yolu ile bulaşır. Bu bulaşma yollarının yanı sıra hayvanlarda yaşayan eklembacaklılar (kene, bit, pire vb.) yoluyla da dolaylı olarak bulaşabilmektedir. Zoonotik hastalıklar kümes hayvanları, bıldırcın, hindi ve kazlardan kedi ve köpeklere, tavşanlardan ahır hayvanları, inek, koyun ve keçilere kadar çeşitlilik göstermektedir. Zoonoz bakteriyel, viral, fungal ve parazit kaynaklı olabilir.
En yaygın zoonotik hastalıklar nelerdir?
Bu hastalıkları tıbbi isimlerine göre sıralayacak olursak:
Bruselloz, salmonelloz, toksoplazmoz, Campylobacteriosis, leptospirosis, kuduz, kedi sakkarozu, Lyme hastalığı, veba, tularemi, sporotrikoz, dermatofitoz, ekinokokkoz, droofilariyaz, sistiserkoz, köpek toksakarası. Bahsettiğimiz hastalıklara ek olarak, bu hastalıklara neden olan mikropların gelişmesi nedeniyle bu hastalıkların farklı türleri ile karşı karşıyayız. Şimdi özellikle insanlar için tehlikeli olan bu zoonoz hastalıklar hakkında kısaca bilgi verelim:
Brusella (bruselloz): Hayvanlardan insanlara bulaşan en yaygın hastalıklardan biridir. Ülkemizin kırsal kesimlerinde prevalansı hala oldukça yaygındır. Bu hastalık, koyun, keçi ve sığır gibi hasta hayvanların sütleri, salgıları ve diğer atıklarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşır. Süt ürünleri ile ilgili hijyen ve tüketim kurallarına uyulması bu ölümcül hastalıktan korunmak için oldukça önemlidir.
kuduz: En ölümcül ve iyi bilinen zoonotik hastalıktır. Diğer zoonoz hastalıklardan farklı olarak, kuduz için koruyucu aşılama dışında henüz bir tedavi bulunamamıştır. Günümüzde nadiren karşılaşılan bu hastalık, enfekte olan hayvanın diğer organizmalara acımasızca saldırması nedeniyle çok hızlı yayılmaktadır. Direkt olarak sinir sistemini hedef alan bu hastalık, omurilikten başlayarak beyinde ölümcül hasarlara yol açıyor. Hastalık yarasaların, kedilerin, köpeklerin ve tüm etoburların ısırması, tükürüğü ve nefes alması yoluyla bulaşır.
Salmonella (Salmonella): Büyük bir bakteri grubu olan salmonella bakterisinin neden olduğu bu hastalık, kronik mide yanması ile gelişir. İnsanlar ve hayvanlar için patojenik bakterilerden biri olan Salmonella, doğada çok yaygın olarak bulunur ve hastalık görülme sıklığı çok yüksektir. Köpek, kedi, vahşi hayvan ve kuşların yanı sıra ahır ve kümes hayvanlarının dışkısında bulunan bakterilerle kontamine olmuş su ve gıdaların ağızdan alınması yoluyla insanlara bulaşır.
Leptospiroz: İnsan ve hayvanların bu tehlikeli bakteriyel hastalığı çoğunlukla vahşi hayvanlarda görüldüğü için özellikle kırsal kesimler risk altındadır. Başta sıçanlar ve kemirgenler olmak üzere vahşi memelilerin idrar ve kanıyla kirlenmiş toprak veya su yoluyla bulaşır.
Parrotsiosis (parsiosis, muhabbet kuşu hastalığı): Daha çok kümes hayvanlarında görülen bu hastalık insanlara papağan, güvercin, muhabbet kuşu, hindi, ördek ve kazların dışkılarından yayılan tozların solunması yoluyla bulaşıyor. Diğer zoonotik hastalıklar kadar ölümcül olmasa da kişinin günlük yaşamını büyük ölçüde etkiler.
Lyme hastalığı: 1975 yılına kadar varlığı bilinmeyen hastalık, keneler yoluyla bulaşan ve temas yoluyla bulaşan son derece ölümcül bir hastalıktır. Geyik, köpek ve sıçanların kene ısırıkları ile bulaşır.
Epidemi: Kara Ölüm olarak bilinen bu hastalık, eski zamanlardan beri insanların başına bela olan en ünlü hastalıktır. Kedi ısırması ve tırmalaması dışında fare ve pireler tarafından da bulaşabilmektedir.
Şarbon (şarbon): Bu tehlikeli hastalık, bildirilmesi gereken hastalıklar listesinde yer almaktadır. Hastalık, sıcakkanlı hayvanların derisindeki basillerin deri, gıda ve solunum yolu yoluyla vücuda alınması sonucu insanlara bulaşmaktadır.
Toksoplazmoz: Kedi dışkısındaki parazit yumurtalarının ağız ve solunum yolu yoluyla alınmasıyla bulaşır. Hastalık kadınlarda erken doğuma neden olabilir.
tularemi: Özellikle tavşan, fare, sincap, geyik, rakun gibi hayvanlarda görülür. 1911 yılında keşfedilen bu hastalık, söz konusu canlılardan direkt olarak bulaşmamakta, daha çok kene ve sineklere bulaşarak ve gelişerek insanlara bulaşmaktadır. Kedi ısırıkları ve tırmalamaları ile de bulaşır.
Tüberküloz (TB): Çoğunlukla sadece insanları etkilediğine inanılan bu hastalık, sanılanın aksine hayvanlarda da görülmektedir. Akciğer, çeşitli organ ve dokularda tüberkül oluşumu ile kendini gösteren kronik bulaşıcı bir hastalıktır. Ajanın bulaşması, anneden yavruya göbek kordonu yoluyla, kontamine süt, su, yem ve çimenlerin solunum ve genital yollardan alınması yoluyla bulaşır.
Tipik olarak, zoonozu en hızlı geliştiren kişiler, iskelet zayıflığı olan kişilerdir. Zayıflamış bir bağışıklık sistemi, bu bireylerin daha şiddetli reaksiyon ve hastalık belirtileri göstermesine neden olur. Bu yüksek risk grupları şunlardır: 65 yaş üstü yaşlılar, hamileler, 5 yaş altı çocuklar, HIV’li kişiler, kemoterapi gören kanser hastaları ve genel bağışıklık sistemi hastalıkları olanlar.
Zoonotik hastalıkların kontrolü
Geçmişte yüz binlerce insanı öldüren hastalıkların çoğu zoonotiktir. Günümüzde kimya, biyoloji ve halk sağlığı alanındaki gelişmelerin ve alınan önlemlerin etkisiyle büyük ölçüde kontrol altına alınan zoonoz hastalıklar, insanları ve diğer organizmaları etkileyen önemli hastalıklardan biri olmaya devam etmektedir. Kurumsallaşmıştır. İlerleyen yıllarda Sağlık Bakanlığı Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar bu hastalıklarla mücadelede ve ülkemizdeki iş birikiminde üniversitelerdeki veteriner fakültelerinin çalışmaları ile öncü olmuştur. .
asalak köpek
Zoonoz hastalıklardan korunma yöntemleri
Her ne kadar çeşitli koruma tedbirleri olsa da en önemli unsur bu konuda farkındalık ve farkındalıktır. Zoonotik hastalıklarla mücadele için başlıca pratik önlemlere bir göz atalım:
Ellerimizi her fırsatta antiseptik bir solüsyon veya sabunla yıkamak en etkili önlemlerden biridir.
Sivrisinekleri, bitleri, pireleri ve keneleri uzak tutmak için kovucu solüsyonlar kullanmayı alışkanlık haline getirin.
Yediğiniz tüm yiyecekleri iyice yıkayın. Süt ürünlerini kaynattıktan sonra tüketin. Et ürünlerini açıkta bırakmamaya dikkat edin ve bozulma belirtileri olan ürünleri asla tüketmeyin.
Vahşi veya saldırgan bir hayvanla karşılaştığınızda, onunla herhangi bir temastan kaçının. Yaklaşmanız gerekiyorsa ısırılmaktan veya çizilmekten kaçının.
Evcil hayvanlarınızı düzenli olarak aşılayın ve veterinere götürün. Yine bu evcil hayvanlar için uygun parazit ilaçları kullanmayı unutmayınız.
Özellikle kırsal alanlara gittiğinizde pire, kene ve diğer böcek sokmalarına karşı bazı temel önlemleri öğrenin.
– Hayvanlara dokunurken tükürüğün gözünüze ve ağzınıza kaçmamasına dikkat edin. Bir hayvanı ağzından öpmek büyük bir risk olarak kabul edilir.
– Hasta veya hasta olduğu düşünülen bir hayvana dokunmanız gerekirse mutlaka eldiven kullanın.
kaynak:
https://www.healthline.com/health/zoonosis#outlookMerkezi
https://www.greendog.com.tr/makaledetay/101/zoonoz-hastalik-nedir?-zoonoz-hastalıklar
yazar: Erdal Oğur
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]