teşebbüs: Konuyu rahat ve akıcı bir şekilde ele alan, yazarın kişisel bakış açısını ve deneyimini aktaran edebi metinlere deneme denir. Bu türün önde gelen ve en önemli yazarı Montaigne’dir. Yazdığı metinlere kendi düşüncelerini ve kişisel deneyimlerini içerdikleri için denemeler adını vermiştir. Deneylerde belirlenmiş ve tanımlanmış kurallar yoktur. Düşünce odaklı bir türdür. Bilgi ve sanat el ele gider. “Ben” her zaman en üsttedir. Kanıt gerekli değildir. Üslup açısından, rahat ifade ve akıcılık, sohbet ortamında sergilenir. Sadece felsefi denemelerde fikir ön plandadır. Diğer türlerde stil ön plana çıkıyor. Deneme türü, edebiyatımıza Tanzimat’tan sonra Batı edebiyatından giren bir edebî türdür. Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Faleh Rıfkı Atay, Bayami Safa, Nurullah Attak, Sebahatin Ayuboğlu, İsmet Özel, Nazan Bekıroğlu edebiyatımızda bu türde eser vermiş yazarlarımızdandır.
Paragraf (sütun): Fıkra, gazete ve dergilerin belirli köşelerinde yayınlanan, gündelik olayların anlatıldığı, bu olayları farklı yönlerden inceleyip yorumlayan nesir türüdür. Paragraflarda ifade edilen görüşleri kanıtlamayı amaçlamaz. Okuyucunun yorumuna bırakılmıştır. Fıkraların amacı, okuyucuyu aydınlatmak ve kendi düşünceleri doğrultusunda fikir edinmesini sağlamaktır. Türk edebiyatında bu türün yazarları arasında Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Faleh Rıfkı Atay, Yusuf Ziya Ortak, Bayami Safa, Burhan Felik ve Çetin Altan gösterilebilir.
Madde: Bir fikri sunmak veya bir gerçeği savunmak için yazılan bir nesir türüne deneme denir. Makalenin ana fikri budur.
• Her alanda ve her konuda makale yazılabilir.
• Makalenin yazarı okuyucuyu ikna etmeye çalışır.
• Belli bir plan dahilinde yazılan yazıda detay verilmeden konuya girilir.
• Türk edebiyatının ilk yazısı olan “Şinasi”yi Tercüman-ı Ahval gazetesinde yazdı.
Hatıra (Anılar):
• Belirli bir dönemi ya da kişisel yaşamı bir bütün olarak anlatmak için yazılan edebî metinlere hatıra denir.
• Ünlü bilim adamlarının, sanatçıların ve siyasetçilerin hatıraları, hem hayatlarını öğrenmek hem de dönemlerini bilmek açısından önemlidir.
Değil: Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra hatıra türünde pek çok eser yazılmıştır. Bu türün ilk örnekleri Ziya Paşa’nın “Daftar”ı ve Halit Ziya’nın “Saray ve Ötesi Kırk Yıl” adlı eseridir.
• Diğer oyuncular arasında “Geçmişte Oldu” adlı eserleriyle Ercomend Ekrem Talo, Mina Organ “Bir Dinozorun Anıları” ve Helmi Yavuz “Ceviz Kutusundaki Anılar” yer alabilir.
Seyahat makalesi:
• Gezilen yerler hakkında bilgi, not ve anıları yansıtan yazılardır. Bu tür yazılar sosyoloji, coğrafya gibi diğer bilimlere kaynaklık eden eserlerdir.
• Seyahat yazarı, sadece ziyaret ettiği yerlerin doğası hakkında bilgi vermez, aynı zamanda ziyaret ettiği toplulukların örf, adet ve görenekleri hakkında da bilgi edinmemizi sağlar.
Değil: Türk edebiyatındaki ilk örneğini Evliya Çelebi’nin “Sayhatnam” adlı eserinde görmekteyiz.
Kişisel Biyografi:
• Bir yaşam öyküsü olarak tanımlanan otobiyografi, bir kişinin yaşamının anlatıldığı yazınsal bir türdür.
• Otobiyografi, kişisel anıları ve çeşitli araştırma bulgularını içerdiği için tarihin bir başka alanıdır.
• İlk örnekler, mezar yazıtlarında ve cenaze merasimlerinde merhumdan sonraki kişi ile ilgili vaazlardır.
• Biyografinin en önemli özelliği tarafsız olmamasıdır. Yazar kendi yorumunu yapar.
Özgeçmiş:
• Yazarın hayatını anlattığı edebî metinlere biyografi denir. Bir özgeçmiş, özgeçmişten daha özneldir.
rapor:
• Ünlülerin ve uzmanların farklı yönlerini ortaya koymak ve röportaj denilen kamuyu ilgilendiren önemli bir konuya ışık tutmak için yazılan yazılar. Alman ve Amerikan karşılık gelen iki tipi vardır.
görüşme:
• Görüşmede konu önceden belirlenir ve buna paralel olarak soru hazırlanır.
• Sorular açık, öz ve anlaşılır olmalıdır. Herkes anlamalı.
• Kişisel duygu ve düşüncelere yer verilmemelidir. Amaç okuyucuyu aydınlatmak ve konuyu çarpıtmadan izleyiciyi bilgilendirmektir.
İleti:
• Mektuplar, başka yerde bulunan kişi veya kuruluşlara bilgi iletmek ve muhatabına bilgi vermek amacıyla yazılır.
• Harf, türden bağımsızdır. Belirli bir konuda değil, farklı, çok farklı konularda yazılabilirler.
• Mesajda doğallık ve dürüstlük bolca yer alır.
• Gönderen kişi ve kuruma göre orijinallik ve adres farklılık göstermektedir.
• Başlıca mesaj türleri şunlardır: özel mesajlar, resmi mektuplar, iş mektupları, tebrikler, telgraflar
Günlük (günlük, günlük):
• İnsanların yaşadıkları olayları, olaylar karşısında duygu ve düşüncelerini anlattıkları, metinlerin bu şekilde birleştirilmesiyle oluşan edebî türe günlük denir.
• Günlükler samimi bir atmosfere sahiptir. Anlatıcının kişisel duygu ve düşüncelerine yer verilir.
• İnsanın çevresiyle olan ilişkisi hakkında bilgi verir.
• Önemli yönü, sanatçının hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi edinmemizi sağlamasıdır.
Değil: Türk edebiyatında Ömer Seyfeddin’in vefatından sonra yayımlanan “Rüznâme” adlı eseri bu türün ülkemizdeki ilk örneği sayılabilir.
mizah yazıları:
• Olayların saçma, sıra dışı ve çeşitli yönlerini aktararak insanları düşündürmek ve güldürmek amacıyla yazılan yazılara mizah denir.
• Mizahın önemi sadece güldürmesi değil, güldürürken düşündürmesidir.
• Mizah, gelenekleri ve toplumsal kuralları sorgulamada önemli bir role sahiptir.
Tanzimat dönemi Fransız edebiyatından esinlenerek Theodore Kassab tarafından yazılan ve yönetmenliğini Ali Bey’in yaptığı tiyatrolar bu türün ilk örnekleridir.
• Şinsei’nin “Şairin Evliliği”, Ziya Paşa’nın “Zafer Şerhi” ve Namık Kemal’in “İmzasız Şakalar ve Hicivler”i bu türde sonradan yazılmış eserlerdir. Daha sonra Baha Tevfik, Bayami Safa, Ömer Seyfeddin ve Orhan Sefi Orhun bu türden örnekler vermişlerdir.
• Son dönemde Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Orhan Kemal, Haldun Taner, Muzaffer Ezgo ve Çetin Altan çizgi roman üretmektedir.
kaynak:
Edebiyat Sanatı ve Bilimi, İsmail Çeşli, Akçağ Yayınları
yazar: Sarpil Altunyay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]