85 yıl önce idam edilen Seyid Rıza ve arkadaşları: Dersim dernekleri yarın Kadıköy’de ‘unutmadık, affetmedik’ diyecek

Syed Reza ve arkadaşları idamlarının 85. yıl dönümünde anıldı. Dersim Araştırma Merkezi, Avrupa Dersim Demokratik Sendikalar Federasyonu ve Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF), 15 Kasım 19.37 Salı günü İstanbul’un Kadıköy ilçesinde “Hiçbir şeyi unutmadık, affettik” davetiyle bir kutlama yapacaklarını duyurdu. hiç bir şey”.

Üç dernekten yapılan ortak açıklamada, “İdamlarının 85. yıl dönümünde Sayed Reda ve arkadaşlarını unutmadık!” denildi. Söylendi ve 1937/38 Dersim Tertele yaşananları şöyle anlattı:

1935’te TBMM tarafından çıkarılan ‘Tunceli Kanunu’nun baskıcı uygulamalarına direndikleri için tutuklanan Dersimli kanaat önderleri, Elazığ Boğday Meydanı’nda sonucu belli olduğu iddiasıyla idam edildi.
Vurulan, süngülenen, bombalanan, uçurumdan aşağı atılan, yakılan, kimyasallarla zehirlenen, sürgüne gönderilen, hatta gömme hakları çiğnenmiş on binlerce insanın acı dolu hatıralarını yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz.
Bu katliam Dersim halkının hafızasında kabul edilemez ve kabul edilemez bir yara olarak bu güne kadar kanamaya devam etmektedir.
Aldatıcı bir şekilde öldürülen kanaat önderleri, özellikle Dersim kimliğinin ve kültürünün ana aktarıcısı Seyid Rıza, Ali Mirzi Sele, Fendik Ağa, Hüseyin Ağa, Hüseyin Efraimi Qiji, Rsak Oshin ve Oshini Sidi’den sonra devlet buna karşı hiçbir şey yapmadı. Başsız ve çaresiz kalan Dersim halkı, genel katliam, müsadere ve saldırganlıkla tartışmasız bir gecikme yaşadı.
4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Dersim’de köylerin tahliyesi ve sürgünü başlamış; Direnenler yakıldı ve bombalandı; Çocuklar, özellikle de kızlar, ailelerinden koparılarak, kültürel katliam için başta subaylar olmak üzere Türk ve Sünni ailelere teslim edildi.
Standardizasyon devleti 1937’den itibaren Dersem’in kimliğini yok etmeye çalışacak ve bunun için yerel liderleri yok etmeye yönelmiştir.
Mağaralara sığınan kadın ve çocukların zehirli gazlarla öldürülmesinin yanı sıra masum insanlar da köylerinden kurşuna dizildi, mızrakla fırlatıldı, uçurumlardan ayrım gözetilmeden atıldı.
Bu eylemleriyle sadece Dersim’e karşı değil, tüm insanlığa karşı suç işledi” dedi.

Açıklama şu bilgilerle devam etti:

“Bugün, bu insanlık suçunu ortaya çıkarmak ve tüm insanlığın huzurunda kınanmasını sağlamak hepimizin ve tüm demokratik kamuoyunun sorumluluğudur.
Dersim soykırımının baş suçlusu, nefsi olmayanı düşman olarak simgeleyen ve onu yok etmeyi amaçlayan ırkçı ideolojidir. Bugün de devamı, 85 yıl sonra bile aynı uygulamayı sürdüren mevcut durumun aklıdır.
1937/1938, Dersim halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının tam bir imhaya dönüştüğü tarihtir.
85 yıldır Dersim yaralarını sarmaya, inkarını yenmeye, eşit vatandaşlığa kavuşmaya, atalarının mezarlarını bulmaya çalışıyor.
Tarihi hatırlayarak ve katliamın anılarına saygıyla eğilerek ülkemizde gelecekte benzer toplu katliamların yaşanmaması için; İnsan haklarına saygılı ve barışı garanti eden demokratik bir toplum oluşturmanın önemine inanıyoruz.
DEDEF, ADEF ve DAM olarak daha önce defalarca dile getirdiğimiz taleplerimizi bir kez daha ifade ediyor, tüm din ve milletlerden halklarımızı bu taleplerin karşılanabilmesi için Dersim halkıyla birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

Üç dernekten yapılan açıklamada, Dersimlilerin talepleri şöyle:


Polis, Taksim saldırısını düzenlediği iddia edilen kadının adını açıkladı: Ahlam El Beşir, Suriye.

* Arşivleri açın.
* Sayed Reda ve arkadaşlarının mezarlarını duyurmak.
* Sürgün, kayıp ve evlat edinilen çocukların listesini duyurmak.
“Dersim” ismi iade edilmelidir.
* Dersim halkından özür dilerim.
* Dillerimiz ve inançlarımız özgürleşsin.
* Dersim’de çevre ve kültür tahribatına yol açacak projeler iptal edilmelidir.
* Eşit vatandaşlık hakkımızı tanımalıyız.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın