Türk-İş Yönetim Kurulu refah payını hatırlattı: Satın alma gücü enflasyondan korunmalı

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, “Anayasamızda asgari ücret belirlenirken çalışanların yaşam koşullarının dikkate alınması gerekliliği yer alıyor. Federasyonumuzun 35 yıldır yaptığı çalışmalarla çalışanların yaşam koşulları ortaya çıkıyor. Bunda Bu bağlamda TÜRK-İŞ Başkanlık Divanı, asgari ücretin belirlenmesinde insana yakışır bir yaşam sağlayacak miktarın esas alınması ve refah payının da eklenerek satın alma gücünün enflasyondan korunması gerektiğini savunmaktadır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2023 yılında yürürlüğe girecek asgari ücreti belirlemek için dün ilk toplantısını yaptı. Komisyonda işçileri temsil eden TÜRK-İŞ aynı gün Başkanlar Kurulu’nu da çağırdı. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu dünkü toplantısının ardından bugün yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:

“İnsana yakışır bir yaşam sağlamak ve sağlıklı yaşam kotası ekleyerek satın alma gücünü enflasyona karşı korumak için asgari ücretin meblağın esas alınmasına karar veriyoruz.”

“Asgari Ücreti Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın daveti üzerine toplanır. Komite, yapısı gereği 5’i işçi temsilcisi olmak üzere 15 üyeden oluşur. Asgari ücret, asgari standardı garanti eden ücrettir.” İşçiler ve aileleri için asgari ücretin belirlenmesinde işçilerin yaşam koşullarının dikkate alınması gerekliliğine anayasamızda yer verilmiş, işçilerin yaşam koşulları son 35 yılda yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Birlik tarafından: Bu kapsamda TÜRK-İŞ Şefler Kurulu, asgari ücretin insana yakışır bir yaşam sağlayacak miktarda esas alınmasına karar vermiş, refah payı eklenerek satın alma gücünün enflasyona karşı korunması gerektiğini savunmuştur. .


Van’da 4 yıllık emek mücadelesi: Kayyumun işten çıkardığı 306 taşeron işçi hakkını arıyor

“İşe alınan çalışanların doğrudan gelir ve dolaylı giderlerden kaynaklanan ağır vergi yükleri vardır.”

Çoğu zaman bir işçinin ve ailesinin tek geliri olan asgari ücretin hariç tutulması, 2022’den beri işçi sınıfının ortak talebi olarak sunuluyor. Ancak, vergi konusu ücretli çalışanlar için için için için için için yanan alevler olmaya devam ediyor. Ücretlilerin üzerinde doğrudan gelirlerinden, dolaylı olarak da giderlerinden kaynaklanan ağır bir vergi yükü vardır. Ücretlerin vergilendirilmesindeki mevcut tarife ve oranlar çalışanları mağdur ediyor. İşçilerin yılbaşındaki net ücretleri, vergi dilimlerinde yapılanma nedeniyle ilerleyen aylarda kademeli olarak düşmektedir. Bu nedenle toplu iş sözleşmeleri yoluyla elde edilen ücret artışları anlamını yitirmektedir.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, işçilerin vergiler nedeniyle gelir kaybı yaşamaması için acilen düzenleme talep ediyor. Sosyal devlet olmanın gereği olarak vergilendirmede adalet sağlanmalı, gelir vergisi tarife ve oranı ücretliler lehine değiştirilmelidir.

Çalışma hayatının sürekli sorunu olan geçici işçi sorununa da çözüm bulunmalıdır.

Halen kamuda taşeron işçiler çalışmaktadır. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına alınmayan işçilerin bir an önce kamuda istihdam edilmesi ve kamuda taşeron işçi sorununun çözülmesi talebini yineler. Özellikle kamu iktisadi teşebbüsleri, özel bütçeli işletmeler, hizmet alımı, danışmanlık, mal alımı ve benzeri ihaleler, işçilik maliyetinin yüzde 70’in altında olduğu işyerlerinde çalışanlar (kiralık araç şoförleri, yemekhane, protez diş hekimliği vb.), hastane bilgileri sistem, hastane Sterilizasyon hizmetleri, çağrı merkezi hizmetleri ve kamu dışı aile sağlığı çalışanları da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Aynı şekilde belediye şirketlerinin çalışanları da sürekli işe alınmalı ve özlük hakları verilmelidir. Çalışma hayatında süregelen bir sorun olan “geçici işçi” sorununun da artık çözülmesi gerekiyor.

Emekli ve kamu çalışanlarının maaşlarında teşvike ilişkin düzenleme kapsamına özel sektör çalışanları da dahil edilmeli ve mağdur olmamaları için asgari bir seviye belirlenmelidir.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, 2023 yılında imzalanması planlanan toplu iş sözleşmelerinin kamuda ortak olarak uygulanması ve uygulanacak politika konusunu değerlendirdi.

Sendikal örgütlenme anayasal bir haktır. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, tüm çalışanların sendikalaşma haklarını aktif olarak kullanmaları, üye sendikalarımızda örgütlenen işçilerin tüm meşru ve haklı mücadelelerine destek ve katkıda bulunmaları yönündeki çağrısını yineler.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın