Fili Ağababa asgari ücreti yorumladı: Türkiye’de asgari ücret değil, ortalama yoksulluk ücreti belirleniyor


Dizel bugün itibariyle 69 kuruş indirim aldı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağaba, 2023 yılı için asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantı öncesi açıklama yaptı. Asgari ücret düzeyinde böyle bir işçi toplumu yaratırsanız, sonuç olarak ülkeyi ucuz emek cenneti haline getirirsiniz, yoksulluk sınırının altında çalışırsınız ve işçileri haklarından mahrum bırakırsınız. insan onuruna yaraşır bir ücret hakkı.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fili Ağaba, yeni asgari ücreti belirlemek için yapılacak ilk toplantı öncesinde yazılı açıklama yaptı. Ağbaba şu değerlendirmelerde bulundu:

Asgari ücret, ortalama ücret ve açlıktı: Türkiye’de asgari ücretli çalışan oranı yüzde 50 civarında. Yani Türkiye’de her 10 çalışandan 5’i asgari ücretle çalışıyor. Türkiye’de asgari ücretin sürekli olarak açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığı dikkate alınarak; Asgari ücretin insan onuruna yakışır bir ücret değil, açlık ücreti olduğunu hepimiz biliyoruz. AKP iktidarının yarattığı girdap budur. Asgari ücreti ortalama ücret yapın ve o ücreti açlık ücretine eşitleyin. Asgari ücret, bir işçinin ödemesi gereken asgari ücrettir. Asgari ücret düzeyinde böyle çalışan bir toplum yaratırsanız sonuç olarak ülkeyi yoksulluk sınırının altında çalışan ucuz emek cennetine çevirirsiniz.

Devlet çalışanları üzerinde baskı yaratmayacak herhangi bir çıkıntıyı dikkate alacağız: İktidarın işçiye, emekçiye nasıl bir enflasyonla baskı yapmadığını sormak lazım. Piyasada insanların hissettiği gerçek enflasyon mu yoksa talimatlara uyarlanmış TÜİK verileri mi? TÜİK, son yıllarda açıkladığı enflasyon verileriyle adeta bir hırsızlık makinesine dönüştü. Düşük enflasyon verileri, işçilerin, emeklilerin ve memurların daha düşük maaş almasına neden olur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilerle saray, sofralarda her geçen gün azalan ekmekle bu hırsızlığa alenen aracılık ediyor. Gıda, Türkiye’de insanların en çok harcama yaptığı kalemdir. Gıda fiyatları enflasyonundaki yıllık artış oranı ise %102,55’e ulaştı. Enflasyonun birincil etki ile düşeceğini matematik bilen herkesin bildiği bir gerçektir. Mevcut gerçeklik üzerinden hükümet propagandasına tanık oluyoruz. Ancak enflasyonun düşmesi gıda ürünlerinde düşüş olacağı anlamına gelmiyor. Yoksulluğun ve açlığın had safhaya ulaştığı durum ortadadır. Önemli olan asgari ücretteki artış değil, asgari ücretin ve diğer ücretlilerin alım gücünü korumak için yaptığınız zamdır. Asıl soru, çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret verilip verilmeyeceğidir.

Asgari ücret, insan onuru gereği ücret olmalıdır: Asgari ücretin tespitinde bir işçinin geçim gideri dikkate alınır, işçilerin kendileri dışındaki ailelerinin geçim giderleri dikkate alınmaz. Bu durumda en basit hak olan asgari ücret, yemek, barınma, giyim vb. haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu bağlamda asgari ücret öncelikle insan onuruna yaraşır, işçinin ve ailesinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ücret olarak tanımlanmalıdır. Ücretler üzerindeki ağır vergi yükü sona ermelidir. Ayrıca TÜİK’e göre son beş ayda enflasyondaki artış yüzde 14,04 olarak gerçekleşti. İstatistiksel Türkiye zaten son altı aydır enflasyon oranını yüzde 18 olarak belirledi; Yani emekli ve memurlara verilecek zam yüzde 18 ile sınırlandırılacak. Bu durumda asgari ücret ile diğer ücretler arasındaki fark daralacaktır. Bu bile asgari ücretin ortalama ücrete nasıl dönüştürüleceğinin kanıtıdır. AKP, tüm ülkeyi ucuz işgücüne, yoksulluk ve açlık sınırının altındaki ücretliler toplumuna dönüştürdü.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın