Ahmet Davutoğlu: Bu insanlar peynir ve zeytin alamıyorlar, 3-4 maaş alıyorlar, düğünleri hazineyi yıkıyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Bu ülkede süt bile yok. Biz her sabah sütten yapılan peynir ve zeytini yerdik. Peynirin kilosu 200 lira, peki peynir ve zeytini nasıl yiyoruz? Nasıl yeriz?” Bununla çay içilir mi?Fakat saraylarında, saraylarında mandaları var.”Biz Medine’ye canımızı veririz ama kayınvalidesi peynir ve zeytine ihtiyacı varken gücü yetmeyenlerden hesap sorarız” dedi.


CHP emeklilere bayram ikramiyesini asgari ücrete çıkarmak istedi, AKP ve MHP reddetti

Ahmet Davutoğlu, dün bir dizi ziyarette bulunmak üzere geldiği Burdur’daki Bedesten Çarşısı’nda vatandaşlara seslendi. Davutoğlu şunları söyledi:

“Öncelikli misyonumuz güzel bir gelecek sağlamak”

“Bizi bilirsiniz, bütün amacımız bu ülkeye hizmettir. Dışişleri yaptık, öğretmenlik yaptık, başbakanlık yaptık, nefsimizi, çıkarlarımızı hiçbir zaman önümüze koymadık. Biz hep millet çocuklarının geleceğini düşündük. Şimdi siyasi arenada Burdurluların yanına dönecek olursak bu bizim görevimizdir.Aşkımız, güzel vatan Burdur’un güzel insanlarına güzel bir gelecek sunmaktan başka bir şey değildir.

“Bu insanlar peynir ve zeytin alamazlarken, 3-4 maaş alıp hazineyi bozanları arayacağız.”

Bugün gördüğüm şu: Bocak Ziraat Odası Başkanı Bilal Bey ile görüştüm. Çiftçilerimizin dertlerini tek tek dinledim. Dükkan sahibi ile tanıştım. Çiftçinin başı dertte. Çiftliklerin neden bittiğini biliyor musunuz? Burdur topraklarının bereketi bitti mi? henüz bitmedi. Burdurlular eskisi gibi çalışkan mı? Çalışkan. O cesur mu? cesur. Peki çiftçi neden öldü? Çok açık ve net söylüyorum; Burdur’un çiftçisi, bu ülkenin hazinesini üretmek yerine, bankaya yatırdığı parayla faiz kazananlara verenler yüzünden gitti. Neden 6 yıl önce, neden 10 yıl önce çiftçi böyle ağlamıyordu? Bakın geçen yıl Bucak’ta 6 bin 529 kişi CKS’ye kaydoldu, bu yıl 4 bin 800. Çiftçi toprağı terk ediyor. Dünyanın en güzel organik tarımı bu topraklarda yapılıyor. En iyi çörek otu ve en iyi rezene Burdur’da yetişir. Burdur süt ve kaymağı dünyaya örnektir. Ama sütün fiyatını 10,57 lira iken 8,5 lirada tutarsanız çiftçiler bu sefer sağım yerine o sığırları kesime gönderecek. İşte sorun. Yem neden yükseliyor, yem? Gübre neden yükselir, gübre? Benzin neden yükselir? “Dünyada yüksek” demesinler. Türk lirasının değeri çok düştüğünde mazotunuz, gübreniz, yeminiz arttı. Çiftliklerde mal kalmadığı doğrudur. Savaşan Rus ve Ukrayna para birimleri dolar karşısında yüzde 10-15 değer kaybediyor. Para birimimiz Türk Lirası Ay ve şerefli yıldızı taşıyan Türk Lirası bir yılda yüzde 100’den fazla değer kaybetti. Sonra çiftçinin parasını, gübresini, mazotunu alıyor. Maliyet artıyor ama fiyat artmıyor. Tüketici de haklı, süt içemez. süt nedir? “Annemizin helal sütü” diyoruz ve oradan çocuklarımız sütle büyüyor, gençlerimiz sütle güç buluyor. Artık bu ülkede süt bile yok. Her sabah peynir ve zeytin yiyoruz, sütten yapılıyor derdik.. Peki ya kilosu 200 lira peynir ve zeytini nasıl yiyoruz? Onunla nasıl çay içeceğiz? Ama konaklarında, saraylarında kahvaltıyı manda yoğurdu ile açarlar. Medine’nin tarihi değil mi? Medine için canımızı veririz ama damadının peynire, zeytine ihtiyacı olup da 3-4 maaş alıp hazineyi mahvedenlerin hesabını soracağız.

“Milletin kanını lekeleyen bir çıkar ortamı kurdular”

Bizi biliyorsun. Damadımızı duydunuz mu? Oğlumuzu, kızımızı sağda solda gördünüz mü? Bu ülkeye gelenler neden yakınlarına sahip çıkıyor? Bizim için Burdur Sokak’ta gördüğüm delikanlı ile çocuğumuz, erkek ya da kızımız fark etmez. Bu nedenle çiftliğimiz tükendi. Grubu zenginleştirmek için her şeyi feda ederler. ne yapmalıyız? Geleceğin partisi olarak çınar ağacı sembolünü sembol olarak aldık. Askerliğimi Burdur’da yaptım, suyunu içtim. Bütün milletimiz onun altında buluşsun diye çınarları sembol edindik. Bankada parası olanların paralarına kur farkına ek olarak korumalı mevduat adı altında faiz verdiler ve kendilerine bir yılda 290 milyar TL aktardılar. Kendileri için değil, milleti için çalışanların politikalarına ihtiyacımız var. Bak Amina Abla, Rahime Abla, Ali Bey aşağıda dertlerini anlattılar. Ellerine baktığımda bir işçi eli. Elinde pudra şekeri tutanların elleri değil bunlar. Çocuklarını alnının teriyle besleyenlerin elleridir bunlar. Bu eller öpülür. Bu vatanın evladı, evlatları için kendini feda edenlerin elleridir bunlar. Ama bir eli bal, bir eli yağ olanlar da var. Hiç çalışmadan bu döviz hedgeli mevduat ile bulunduğu yerden daha yüksek faiz alanlar var. 300 milyara yakın kaynak kendilerine aktarıldı. Türkiye genelinde eli kaba çiftçilere sadece 41 milyar TL aktarıldı. Adalet, adalet. Çiftçiye milyonlara 41 milyar, 3-5 faiz ödeyenlere ve faiz baronlarına 300 milyar. Sonra Başkan çıkıyor ve “Çıkarlara savaş ilan ettim” diyor. Şu anda dünyanın en yüksek faiz ödeme oranlarına sahip ülkelerinden birinde bulunuyoruz. Faiz oranı, merkez bankasının bankalara yüzde 9 oranında ödediği faizdir” dedi. Bankaya gitsen kredi kartı faizi yüzde 9 mu? hayır. Milletin kanını sömüren bir çıkar sistemi kurdular. İşte biz bu bacıların ve çiftçilerin haklarını talep etmeye geldik. Çiftçilerimiz için yapacaklarımız çok basit; Buna “para birimi korumalı dizel” diyeceğiz. Yani dünyada mazot artsa bile döviz kuru koruması altındaki çiftçilere destek olacağız, döviz kurundan etkilenmeden mazotu sağlayacağız. Buna “para korumalı kompostlama” diyeceğiz. Gübre yurt dışında artsa da bugün Türkiye’deki gübre sektörünü de mahvettiler. Türkiye’deki gübre ithalatçıları için bir kazan-kazan sistemi oluşturdular. Buna “madeni para korumalı yem” diyeceğiz. O verimli meraları her zaman çiftçilerimizin hizmetine açacağız. Meraları imar için açanlardan, otlakları çiftçilere ve yetiştiricilere açanlardan hesap soracağız. Esnafımıza ve gençlerimize yeni bir gelecek inşa etmemiz gerekiyor. Bir ülkenin gençleri bir an önce yurt dışına gitmeyi düşünürse bu ülkenin geleceği olmaz. Atanmamış öğretmenlerimiz var. Atanamıyor, bu yüzden tanıklığıyla yurt dışına gidiyor. Neden biliyor musun? Yukarıdan bir ses onlara “Gideceklerse bırakın gitsinler” diyor. Gençlerimize “giderlerse serbest bırakın” demeyeceğiz. Gençlerimize ‘Bu ülkede kalın, Anadolu’yu ayağa kaldırmaya geliyoruz’ diyeceğiz.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın