İzmir Körfezi ve tarım toprakları kirliliğin kıskacında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri havzasındaki kirlilik yükünü tespit etmek için kapsamlı bir çalışma başlattı. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde İZSU tarafından yürütülen projede, nehrin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan döküldüğü noktaya kadar 7 farklı istasyondan düzenli numuneler alınıyor.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de aylık raporlarıyla destek verdiği çalışma kapsamında, bir yıllık süreç sonunda Gediz’in hangi noktalarda kirletildiği haritalandırılacak. İzleme çalışmaları, iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi gibi sulama kanallarını da kapsayacak şekilde 10 noktaya çıkarıldı.

DURUM CİDDİ; ÜÇ AYLIK VERİLER UYARIYOR

Çalışmanın bilimsel koordinasyonunu yürüten Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Kasım ayından bu yana elde edilen ilk verilerin endişe verici olduğunu belirtti. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor” dedi.

Nehrin yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirliliğe dikkat çeken Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarını da olumsuz etkiliyor” diye konuştu.

KİRLİLİĞİN KAYNAĞI SANAYİ VE TARIM

Ağır metal ve besin elementi yükü konusunda uyarılarda bulunan Kurucu, “Alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Kirliliğin gıda güvenliği ve toprak sağlığı üzerindeki risklerine işaret eden Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi.

Kurucu, İzmir ve Manisa genelinde çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, projenin aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacağını sözlerine ekledi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın