Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun balistik füze savunmasına ilişkin merak edilen konulara açıklık getirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, balistik füzelerin son yıllarda uluslararası güvenlik ortamının en önemli tehditlerinden biri haline geldiği vurgulandı. NATO’ya komşu birçok ülkenin balistik füze kabiliyetine sahip olduğu ve bu sistemleri geliştirmeye devam ettiği belirtilerek, bu silahların yıkıcı etkisinin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda açık biçimde görüldüğü ifade edildi.
İçindekiler
SİSTEM ÜÇ TEMEL UNSURDAN OLUŞUYOR
NATO Balistik Füze Savunması’nın (BMD), NATO’nun Entegre Hava ve Füze Savunması (IAMD) sisteminin bir parçası olduğu kaydedilen açıklamada, tamamen savunma amaçlı olan bu sistemin caydırıcılık ve savunmayı desteklemeyi hedeflediği belirtildi. Sistemin sensörler, komuta-kontrol sistemi ve önleyici sistemler olmak üzere üç temel unsurdan oluştuğu ifade edildi.
Sensörlerin balistik füzenin fırlatıldığını erken aşamada tespit ettiği, komuta ve kontrol sisteminin elde edilen verileri değerlendirerek tehdidi analiz ettiği ve uygun savunma unsurunu belirlediği, önleyici sistemlerin ise tehdit oluşturan balistik füzeyi uçuş sırasında etkisiz hale getirmek için kullanıldığı kaydedildi.
Açıklamada, sistemin işleyişi şu aşamalarla özetlendi:
-
Tehdit füzesinin fırlatıldığının tespiti
-
Takip sensörlerinin hedefe yönlendirilmesi
-
Füzenin motorlu uçuşunun bittiğini belirleme ve takibe başlanması
-
Gerçek savaş başlığının ayırt edilmesi
-
Önleyici füzenin fırlatılması
-
Uçuş sırasında veri güncellemesi yapılması
-
Vurucu unsurun ayrılması ve son manevralar
-
Vurucu unsurun hedefe çarpması
-
Önlemenin başarılı olup olmadığının belirlenmesi
TÜRKİYE KÜRECİK RADARI İLE KATKI SAĞLIYOR
NATO balistik füze savunmasının çok uluslu bir sistem olduğu ve farklı ülkelerin farklı alanlarda katkı sağladığı belirtilen açıklamada, başlıca katkılar şöyle sıralandı:
Almanya’nın Ramstein Hava Üssü’nde NATO’nun balistik füze savunma komuta merkezine ev sahipliği yaptığı, ABD’nin Avrupa Aşamalı Uyarlanabilir Yaklaşımı (EPAA) kapsamında önemli sistemler sağladığı kaydedildi. Türkiye’nin Malatya/Kürecik’te konuşlu erken uyarı radarı ile sisteme katkı sunduğu ifade edildi.
Romanya’nın Deveselu üssünde ABD’ye ait Aegis Ashore füze savunma sistemine, Polonya’nın Redzikowo üssünde bir diğer Aegis Ashore tesisine, İspanya’nın ise Rota deniz üssünde ABD’ye ait Aegis BMD kabiliyetine sahip savaş gemilerine ev sahipliği yaptığı belirtildi. Bazı müttefik ülkelerin Patriot veya SAMP/T gibi hava ve füze savunma sistemleri, radarlar veya savaş gemileri ile NATO balistik füze savunmasına katkı sağladığı aktarıldı.
Açıklamada, NATO’nun 2010 Lizbon Zirvesi’nde balistik füze savunmasının genişletilmesine karar verdiği, 2016 Varşova Zirvesi’nde İlk Harekat Kabiliyeti (IOC), 2024 Washington Zirvesi’nde ise Arttırılmış Harekat Kabiliyeti (Enhanced Operational Capability) seviyesine ulaşıldığının duyurulduğu hatırlatıldı.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]