“Yargının Araçsallaştırılması” sempozyumu sonuç bildirgesi: Yargı siyasetin aracı olamaz

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve İstanbul Barosu tarafından 27-28 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma TBB Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, milletvekilleri, baro başkanları, akademisyenler ve avukatlar katıldı.

İki gün süren programda hukuk devletinin tasfiyesi, hukukun siyasal süreçlerde araç olarak kullanılması, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmaması, ceza muhakemesi tedbirlerinin işlevi ve medya-yargı ilişkisi ele alındı.

Açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 2017 anayasa değişikliklerinin siyasal iktidarın el değiştirmesini zorlaştırıcı bir kurgu olduğunu belirterek, “Kişi, parti ve devlet füzyonuna tanık olmaktayız. Son örnekler, bir başsavcı diğeri vali. Hemen bakanlığa atandıktan sonra parti militanı gibi davranmaları, kişi-parti-devlet birleşmesinin ne anlama geldiğini ortaya koyuyor” dedi.

TBB Başkanı Erinç Sağkan ise yargının siyasi iktidarların elinde bir baskı ve gözdağı aracına dönüştürülmesine karşı çıktıklarını vurgulayarak, “Bugün karşımızdaki mesele hukukun teknik bir arızası değil, bizzat varlık sebebine dönük bir müdahaledir. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, AİHM kararlarının yok sayılması, hukuk sistemimizin varlığını ve bütünlüğünü temelden sarsan ağır ihlallerdir” diye konuştu.

Sağkan, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na işaret ederek, “Yaklaşık bir senedir devam eden tutukluluk sürecinin bu dosyaya nasıl bir faydası dokunmuştur? Kaçma şüphesine ya da delillerin karartılması ihtimaline dair somut olgular nelerdir? Eğer toplumun hukuka olan güveni önemseniyorsa bu sorulara ikna edici cevaplar verilmek zorundadır” dedi.

Sempozyumun sonuç bildirgesini okuyan TBB Başkan Yardımcısı Ercan Demir, yargının bağımsızlığına ve hukuk devleti ilkesine yönelik risklerin sistematik nitelik kazandığını belirtti. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:

“Kamusal alanın daralması ve egemenliğin kişiselleşmesi ile birlikte yargı klasik işlevinden uzaklaşmaktadır. Yargılamaların, görülmesi gereken adliyelerde değil, mahkeme salonu niteliği bile taşımayan ve ulaşılması zor cezaevi kampüslerindeki salonlarda gerçekleştirilmesi, hatta bazı yargılamalar için özel yargılama mekânları inşa edilmesi bu durumun sembolik ifadesidir.”

Ceza soruşturmalarının ve idari yargı süreçlerinin siyasi alanı dizayn etme aracı haline getirilmesinin demokratik rekabeti zedelediği vurgulanan bildirgede, kayyım uygulamaları, geniş ve belirsiz suç tipleri, uzun tutukluluk süreleri ve ölçüsüz tedbirlerin siyasi faaliyeti ve seçilmişleri yargı kıskacı altına almanın aracı olarak kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı.

Tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin istisna olmaktan çıkıp fiili cezaya dönüşmesinin masumiyet karinesini zedelediği belirtilen bildirgede, “Fiilden hareket eden klasik ceza hukuku yerine failin niyetini cezalandıran yaklaşımın kabul edilmesi, kamuoyunu suça ikna etmek için soruşturma başlatılırken verilen tutuklama kararları ile lekelenmeme hakkını ihlal eden uygulamalar, gizli tanık veya etkin pişmanlık beyanlarının denetimsiz biçimde kullanılması savunma hakkını zayıflatmakla kalmamakta hukuka ve hatta ahlaka aykırı yöntemlere dönüşmektedir” denildi.

Soruşturma süreçlerinin medya üzerinden yönlendirilmesi, henüz hüküm verilmeden kişilerin suçlu ilan edilmesi ve düşmanlaştırılması gibi uygulamaların muhakeme süreci olmaksızın sosyal ve siyasi cezalandırma amacı güdüldüğünü gösterdiği kaydedildi.

Bildirgede, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmamasının kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “Mahkeme kararlarına uyup uymamanın siyasi tercihe bırakıldığı bir düzende hukuk devletinden söz edilemez. Yargı, siyasi mücadele alanının bir unsuru değildir; hukukun sınırları içinde kalmak zorundadır” ifadeleri kullanıldı.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın