Türkiye Komünist Hareketi (TKH), Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda hayata geçirilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” isimli etkinliğe ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve ilgili görevliler hakkında suç duyurusu gerçekleştirdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek tarafından sunulan dilekçede, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü ve diğer kamu görevlileri yer aldı. Suç duyurusunda, Bakan Tekin’in eylemlerinin anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiği öne sürüldü. Başvuruda, Bakanın göreve geldiği günden itibaren cumhuriyetin niteliklerine karşı anayasanın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya yönelik kamu gücü kullandığı ve görevini kötüye kullandığı savunuldu. Yusuf Tekin’in eğitim kurumlarındaki uygulamaları ve kamuoyuna yönelik açıklamalarıyla halkın farklı özelliklere sahip kesimlerini birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği, belirli dini değerleri aşağıladığı ifade edildi.
İçindekiler
KAMUSAL EĞİTİM ALANININ DİNİ REFERANSLARLA ŞEKİLLENDİRİLMESİ
Suç duyurusunda, söz konusu düzenlemelerin toplumsal sonuçları itibarıyla sakıncalı olduğu ve kamusal eğitim alanının dini referanslarla belirlenmesinin çoğulcu demokratik yapıyı zedelediği kaydedildi. Devletin birleştirici rolü yerine ayrıştırıcı bir tutum sergilendiği belirtilen dilekçede, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun eğitimde birlik ve eşitlik ilkesini zorunlu kıldığı hatırlatıldı. Eğitim programı içinde belirli bir dini pratiğe kurumsal yer açılmasının bu birliği zedeleyebilecek nitelikte olduğu ve meselenin soyut bir değer aktarımı değil, kamu gücüyle organize edilen sistematik bir uygulama olduğu vurgulandı.
Başvuruda ayrıca şunlar kaydedildi: “Mesele, soyut bir değer aktarımı değil; kamu gücüyle organize edilen sistematik bir uygulamadır. Yürütme yetkisi, anayasal düzeni aşacak biçimde kullanılamaz. Devlet organlarının tüm işlem ve eylemleri, laiklik ve hukuk devleti ilkeleriyle sınırlıdır. Aksi yöndeki uygulamalar, yalnızca idari tasarruf niteliğinde kalmayıp anayasal düzeni zedeleyen sonuçlar doğurur. Özellikle laiklik ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik idari pratikler Cumhuriyetin temel ilkelerini ortadan kaldırmaya teşebbüs niteliğindedir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen suçları işlediği sabit olan şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığınca tespit edilecek suçlar diğer suçlar nezdinde de soruşturmayı ve kovuşturmayı gerekmektedir.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]