Mardin’in Dargeçit ilçesinde 6-8 Ekim Kobani protestolarının sürdüğü 7 Ekim 2014 tarihinde Bilal Gezer ile Sinan Toprak’ın katledilmesi ve Veysi Demir’in yaralanması olayına dair Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Midyat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, 12 yıldır “gizli” yürütülen soruşturma neticesinde, aralarında dönemin HÜDAPAR belediye başkan adayının da bulunduğu 5 sanık hakkında “fikir ve eylem birliği içinde kasten öldürme” suçundan ceza istendi.
İddianamede sanık olarak; müftülükte imam ve Ravza-Der Başkanı olan Kadri Şengül, oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan yer aldı. Tutuksuz yargılanan 5 kişi hakkındaki davanın ilk duruşması 2 Mart tarihinde görülecek.
İddianame Midyat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İddianamede, Bilal Gezer ve Sinan Toprak’ın aile fertlerinden toplamda 8 kişi müşteki olarak yer aldı. Katledilen Bilal Gezer’in Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden kardeşi Garibe Gezer nedeniyle müştekilik sıfatıyla dosyada yer almadı.
Dosyada sanık olarak ise 5 isim yer aldı.
İddianameye göre; dosyada sanık olarak Müftülükte kadrolu olarak imamlık yapan aynı zamanda Ravza-Der’in Başkanı olan Kadri Şengül, müftülük memuru olan oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan isimli şahıslar yer aldı.
Dosya kapsamında tutuksuz olan 5 kişi hakkında “Kasten öldürme” ve “Kasten yaralama” suçlamaları ile ceza istendi. Davanın ilk duruşması 2 Mart’ta görülecek.
Sokakta silahla gezdiler
İddianamede 2014 yılında sanıklar ile müştekilerin alınan beyanlarının yanı sıra 2024 ve 2025 yıllarında alınan beyanlarına yer verildi.
Sanıklar olay günü ellerinde silah olduğunu kabul ederek, “kendilerini savunmak” iddiasıyla silahları bulundurduklarını, Sinan Toprak ve Bilal Gezer’in öldürülmesi ile alakalarının olmadığını ileri sürdü.
Aynı zamanda kendilerini “Olayın mağduruyuz” diye savunan sanıklar, kendilerinin PKK’nin “ölüm listesinde” oldukları yönünde iddialarda bulundu.
İddianamede sanıkların evlerinde yapılan aramalara dair de bilgilere yer verilirken, sanıkların evlerinden çok sayıda ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ile bunlara ait mermiler bulunduğuna yer verildi. Evlerinde bulunan silahlara ilişkin sanıklar, “kendilerini koruma amaçlı” bulundurdukları yönünde savunma yaptı.
Yapılan görüntü incelemelerinde ve alınan tanık beyanlarında ise sanıklar Reşit Vural ile Abdurrahman Seyhan’ın olayın yaşandığı gün sokakta ellerinde av tüfekleri ile dolaştıklarının tespit edildiğine yer verildi.
Savcılık: Fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiler
Savcılık değerlendirmesinde sanıklar Reşit Vural ile Abdurrahman Seyhan’ın; Sinan Toprak’ın öldürüldüğü saatlerde, olayın yaşandığı noktaya yakın bir yerde ellerinde silahla gezdiğinin tespit edildiğini belirterek, “Şüpheliler Abdurrahman ve Reşit tarafından maktul Sinan Toprak’ın da korsan göstericilerden olduğunu düşündüklerinin değerlendirildiği, zira maktul Sinan Toprak’ın öldürüldüğü nokta olan Eğitim Sokağın korsan göstericilerin toplandığı Muradekine Meydanından daha tenha ve sapa bir yer olduğu, şüphelilerin korsan göstericilere karşı Eğitim Sokak içerisinde tek başına bulunan maktul Sinan Toprak’a karşı bir eylem yapmalarının daha kolay olacağını düşündüklerinin değerlendirildiği (…) Cumhuriyet Başsavcılığımızca toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde şüpheli Reşit ve Abdurrahman’ın olay tarihinde korsan göstericilere karşı ellerinde silahlar ile sokağa çıktıkları, Eğitim Sokakta maktul Sinan Toprak ile karşılaştıkları ve burada fikir ve eylem birlikteliği içerisinde maktul Sinan Toprak’ı ele geçirilemeyen bir silah ile bir el ateş ederek başından vurarak öldürdükleri” değerlendirmesine yer verdi.
Bilal Gezer’in öldürülmesi
Savcılık Bilal Gezer’in öldürülmesine ilişkin ise, HTS analiz raporuna dikkat çekerek, şüpheli Ziya Sayhan’ın olay tarihinde olay saati öncesi ve sonrasına ait şüpheli Reşit Vural ile 13 defa karşılıklı görüşme yaptığına dikkat çekerek, görüşmelerin cinayetle ilgili olabileceği değerlendirmesine yer verdi. Savcılık değerlendirmesinin devamında Kadri Şengül, Musap Şengül ve Ziya Sayhan’ın araç ve iş yerlerinin yakılmasından cadde üzerinde karşılaştıkları Bilal Gezer’i sorumlu tutmuş olabilecekleri değerlendirmesinde bulunarak, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca toplanan tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde şüpheli Kadri, şüpheli Musab ve şüpheli Ziya’nın olay gecesi birlikte olduklarının kendi ifadeleri ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, maktul Bilal’in de içerisinde olduğu değerlendirilen bir grubun şüpheli Kadri’ye ait aracı yakmaları üzerine şüpheliler Kadri, Musab ve Ziya’nın hep beraber ikametten aşağıya indikleri, burada gösterilere katıldığı değerlendirilen maktul Bilal ile karşılaştıkları ve maktul Bilal’e silahla ateş ederek öldürdükleri şüphelilerin tüm gece birlikte oldukları ve fikir ve eylem birlikteliği içerisinde olduklarının değerlendirildiği, şüphelilerin maktul Bilal’in de içerisinde bulunduğu gruba ateş etmesinin ardından grubun şüpheli Kadri’nin kendilerine saldırdığı ve ateş ettiğine dair bağrışmalar eşliğinde Muradekıne meydanında bulunan şüpheli Musab’a ait telefon bayiinin yakarak kundakladıklarının anlaşıldığı” dedi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]