Japonya’nın eski Başbakanı Şinzo Abe’nin katili müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Japonya’nın eski Başbakanı Şinzo Abe’yi silahlı saldırı sonucu öldüren şahıs, suikastın gerçekleştiği tarihten üç buçuk yıl sonra, Nara şehrindeki bir kampanya mitingi sırasında düzenlediği saldırı nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Tetsuya Yamagami, geçen yıl davanın açılış sürecinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmişti; ancak sanığa verilecek ceza Japonya genelinde kamuoyunu farklı görüşler etrafında topladı. Ülkedeki pek çok kişi 45 yaşındaki sanığı soğukkanlı bir katil olarak tanımlarken, bazı kesimler sanığın sorunlu geçmişine yönelik sempati dile getirdi. Savcılar, Yamagami’nin gerçekleştirdiği “vahim eylem” nedeniyle müebbet hapis cezasını hak ettiğini vurguladı. Şinzo Abe suikastı, bireysel silahlanmanın neredeyse hiç bulunmadığı Japonya’da büyük bir şok etkisi yaratmıştı. Sanığın savunma heyeti ise müvekkillerinin bir “dini istismar” kurbanı olduğunu belirterek, verilecek cezada indirim yapılmasını ve hapis süresinin 20 yılı geçmemesini talep etti.

BİRLEŞME KİLİSESİ VE İNTİKAM MOTİVASYONU

Sanık Yamagami’nin annesinin Birleşme Kilisesi’ne olan aşırı bağlılığı sebebiyle ailenin mali olarak iflas etmesi, sanığın bu yapıya karşı büyük bir kin beslemesine neden olmuştu. Yamagami, eski lider Abe’nin bu tartışmalı kiliseyle bağları olduğunu fark etmesinin ardından hedefini Şinzo Abe olarak belirlediğini kaydetti. Nara Bölge Mahkemesi önünde yaklaşık 700 kişi, bugün açıklanan karar duruşmasını takip edebilmek için sıraya girdi. Abe’nin gün ortasında yaptığı konuşma sırasında hayatını kaybetmesi, Birleşme Kilisesi’nin üyelerinden aldığı yüklü bağışlar da dahil olmak üzere tartışmalı faaliyetlerine yönelik kapsamlı soruşturmaların açılmasına zemin hazırladı.

Söz konusu dava süreci ayrıca, kilisenin Japonya’nın iktidardaki Liberal Demokrat Partisi bünyesindeki siyasetçilerle olan bağlantılarını da gün yüzüne çıkardı ve bu durum birkaç kabine bakanının istifasıyla sonuçlandı. Mahkemede, sanığın annesinin babasından kalan hayat sigortası ve diğer varlıklar da dahil olmak üzere toplam 100 milyon yen (yaklaşık 828 bin dolar) değerinde bağışta bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Yamagami, asıl hedefinin kilise yöneticileri olduğunu ancak onlara ulaşmanın zorluğu nedeniyle Şinzo Abe’ye yöneldiğini ifade etti. Gazeteci Eito Suzuki, sanığın bu beyanı karşısında Abe’nin eşi Akie Abe’nin yüzündeki ifadeyi aktarırken, eşinin bir dini örgütle hesaplaşmak için araç olarak kullanılmasına yönelik bir dehşet sezildiğini belirtti.

Akie Abe, mahkemede okunan duygusal beyanında eşini kaybetmenin üzüntüsünün asla hafiflemeyeceğini vurguladıktan sonra ayrıca şunları kaydetti: “Sadece hayatta kalmasını istiyordum.”

Güney Kore merkezli olan Birleşme Kilisesi, 1960’lı yıllarda Japonya pazarına girmiş ve takipçi sayısını artırmak amacıyla siyasetçilerle çeşitli bağlar kurmuştu. Şinzo Abe kilisenin doğrudan bir üyesi olmasa da, diğer bazı siyasetçiler gibi zaman zaman bu yapıyla bağlantılı etkinliklerde yer alıyordu. Geçtiğimiz yılın mart ayında Tokyo’daki bir mahkeme, takipçilerini dini korkular yoluyla pahalı ürünler satın almaya zorladığı gerekçesiyle kilisenin “dini kurum” statüsünü iptal etmişti. Savcılık makamı, Yamagami’nin kiliseye duyduğu öfkeyi Abe’ye yöneltmesini bir mantıksal kopukluk olarak nitelendirirken; sosyologlar sanığa duyulan sempatinin temelinde Japon halkının bu tür yapılara karşı duyduğu güvensizliğin yattığını ifade etti.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın