Wired dergisi tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, küresel finans sisteminde tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor. Rapora göre 2026 yılı, Amerikan dolarının on yıllardır süren mutlak hakimiyetinin zayıflamaya başladığı sürecin başlangıcı olacak. Washington yönetiminin doları uluslararası ilişkilerde bir baskı ve yaptırım aracı olarak kullanması, birçok ülkeyi Washington’dan bağımsız alternatif ödeme sistemleri ve para birimleri arayışına itti. Bu jeopolitik hamleler, finansal çeşitliliği artırırken doların küresel ticaretteki tartışılmaz gücünü de eritmeye başladı.
Veriler, doların küresel rezervlerdeki payının 1999 yılında yüzde 72 seviyesindeyken, bugün yüzde 58 civarına düştüğünü gösteriyor. Hatta Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre 2025 yılının ortasında bu oran yüzde 56,3 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Tarihsel para birimi geçişlerine kıyasla çok daha hızlı ilerleyen bu süreç, finans dünyasında dengelerin yeniden kurulduğunu gösteriyor.
İçindekiler
Alternatif sistemler güç kazanıyor
Dolar bağımlılığını azaltmak isteyen ülkeler, yeni finansal mimariler inşa etmeye başladı. Özellikle Çin, Hong Kong, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri merkez bankaları arasında anlık sınır ötesi işlemleri mümkün kılan mBridge platformu bu dönüşümün en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Buna ek olarak BRICS Pay gibi girişimler de hızla ivme kazanarak ülkelerin dolar endeksli altyapılardan uzaklaşmasına olanak tanıyor.
Kripto varlıklar sisteme entegre ediliyor
Dönüşüm sadece devletler arası anlaşmalarla sınırlı kalmıyor; teknolojik gelişmeler de bu süreci hızlandırıyor. Rapora göre finansal kuruluşların yüzde 90’ı, sınır ötesi ödeme operasyonlarına “stablecoin” adı verilen ve değeri sabitlenmiş kripto varlıkları aktif olarak entegre etmeye başladı. Bu durum, geleneksel bankacılık sisteminin de doların tekelinden çıkarak daha merkeziyetsiz bir yapıya evrildiğini kanıtlıyor.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]